Güncel Yargı Kararları

Sanığın İsnat Edilen Suçları İşlediğine İlişkin Kuşku Sınırlarını Aşan Kesin ve İnandırıcı Kanıtlar Elde Edilemediğinden Kuşku Sanık Lehine Yorumlanır İlkesi Uyarınca Sanığın Beraetine Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Şikayet Ve Başvurma Hakkının Anayasa İle Tanınan Haklardan Olduğuna, Şikayet Ve Başvurma Nedeni İle Zarara Uğrayan Kişi Yararına Tazminata Hükmedilmesi İçin, Bu Hakkın Kötüye Kullanıldığının Tespiti Gerektiğine İlişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Anayasanın 36 ve 74. Maddelerinde Düzenlenen Şikayet Ve İhbar Hakkının, Hakkın Kullanılması Nedeniyle Hukuka Uygunluk Hali Olduğuna İlişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Davacının Maddenin Yürürlüğe Girdiği Tarihte Sözleşmeli Personel Olarak Çalışması Gerektiğine, İstihdam Edilmiş Olsa Bile Çalışmaya Başlamadığından Davacının Kadrolu Memur Statüsüne Geçirilme Talebinin Reddi Gerektiğine İlişkin Danıştay Kararı

Devamını oku...
 

Tarım Bağ Kur Sigortalılığının Tespitinde; Sigortalılık İradesini Ortaya Koyacak Başvuru Prim Ödemesi, Ürün Satışı veya Prim Tevkifatı Bulunup Bulunmadığının ve Diğer Araştırmaların Yapılması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı

Devamını oku...
 
Bütün Kararlar

Elatmanın Önlenmesi Davasında Tedbir Konulan Taşınmazın Çap Malikleri Aleyhine Açıldığına, Kayıtla ve Taşınmazın Mülkiyetiyle İlişkisi Olmayan Diğer Davalı Tarafından Yapılan İtiraz Üzerine Karar Tesis Edilemeyeceği İlişkin Yargıtay Kararı

Elatmanın Önlenmesi Davasında Tedbir Konulan Taşınmazın Çap Malikleri Aleyhine Açıldığına, Kayıtla ve Taşınmazın Mülkiyetiyle İlişkisi Olmayan Diğer Davalı Tarafından Yapılan İtiraz Üzerine Karar Tesis Edilemeyeceği İlişkin Yargıtay Kararı

T.C.

YARGITAY

1. HUKUK DAİRESİ

E. 2012/2822

K. 2012/2158

T. 1.3.2012

• ELATMANIN ÖNLENMESİ ( Kayıt Malikinin Geçici Tedbir Niteliğinde Mahkemece İttihaz Edilen Karara Karşı Bir İtirazı Bulunmadığı Halde Kayıtla ve Taşınmazın Mülkiyetiyle İlişkisi Olmayan Diğer Davalı Tarafından Yapılan İtiraz Üzerine Mahkemece İtiraz Kabul Edilerek Kararın Tesis Edilemeyeceği )

• İHTİYATİ TEDBİR ( Elatmanın Önlenmesi - Tedbir Konulan Taşınmazın Çap Malikleri Aleyhine Açıldığı/Kayıtla ve Taşınmazın Mülkiyetiyle İlişkisi Olmayan Diğer Davalı Tarafından Yapılan İtiraz Üzerine Karar Tesis Edilemeyeceği )

• KOMŞULUK HUKUKUNDAN KAYNAKLANAN TAZMİNAT ( Kendisine Husumet Tevcih Edilenin Çaplı ve Taşınmazın Mülkiyetiyle İlişkisinin Bulunmadığı - Kayıtla ve Taşınmazın Mülkiyetiyle İlişkisi Olmayan Diğer Davalı Tarafından Yapılan İtiraz Üzerine Kararın Tesis Edilmesinin İsabetsizliği )

• HUSUMET YÖNELTİLEN KİŞİNİN MALİK OLMAMASI ( Elatmanın Önlenmesi - Tedbir Konulan Taşınmazın Çap Malikleri Aleyhine Açıldığı/Kayıtla ve Taşınmazın Mülkiyetiyle İlişkisi Olmayan Diğer Davalı Tarafından Yapılan İtiraz Üzerine Karar Tesis Edilemeyeceği )

ÖZET : Dava elatmanın önlenmesi ve komşuluk hukukuna aykırılıktan kaynaklanan zararın giderilmesine dair tazminat isteğine ilişkin olup dava üzerine tedbir konulan taşınmazın çap malikleri aleyhine açılmıştır. Kendisine husumet tevcih edilenin çaplı ve taşınmazın mülkiyetiyle ilişkisinin bulunmadığı kayden sabittir. Oysa, kayıt malikinin geçici tedbir niteliğinde mahkemece ittihaz edilen karara karşı bir itirazı bulunmadığı halde kayıtla ve taşınmazın mülkiyetiyle ilişkisi olmayan diğer davalı tarafından yapılan itiraz üzerine mahkemece itiraz kabul edilerek kararın tesis edilmiş olmasında isabet yoktur.

DAVA : Taraflar arasında görülen davada;

Komşuluk Hukukundan kaynaklanan men'i müdahale ve tazminat isteğiyle ihtiyati tedbir isteğini içeren 28.07.2011 tarihli ve derderst olduğu anlaşılan davada mahkemece davalı tarafın maliki olduğu komşu 593 parsel sayılı taşınmazın sicil kaydına el değiştirmesinin önlenmesi "temlik yasağı konulması" amacı ile ittihaz edilen karara yapılan itiraz neticesinde yerel mahkemece verilen 20.01.2012 tarih ve 2011/417 esas sayılı kararın davacılar vekilince süresi içerisinde temyiz edildiği anlaşılmakla evrak tetkik edildi, gereği düşünüldü:

KARAR :

Bilindiği üzere; gerek ihtiyati haciz ( İ.İ.K.m.257-268 ) ve gerekse ihtiyati tedbir ( 1086 S.HUMK. 101 ilâ dv, 6100 S.HMK.'nun 389 ve devamı md.leri ) kararları nitelikleri itibarı ile geçici hukuki koruma sağlayan kararlardandır.

İhtiyati haciz "para alacaklarına ilişkin mevcut veya müstakbel bir takibin sonucunun güvence altına alınması için mahkeme kararı ile borçlunun mal varlığına el konulmasını sağlayan geçici bir hukuki koruma", ihtiyati tedbir ise;"... kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının ( dava konusu ile ilgili olarak ) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır." şeklinde tarif edilmiştir. ( Medini Usul Hukuku 12. Baskı Sh. 724. Prof.Dr. Hakan Pekcanıtez, Prof.Dr. Oğuz Atalay, Prof.Dr. Muhammet Özekes )

Hemen ifade edilmelidir ki, doğmuş veya muhtemel para alacaklarına ilişkin yerel mahkemelerce verilen ihtiyati haciz kararlarına karşı kanun yolu kapalı iken İ.İ.K. da 4949/60 md. ve 5311/16 sayılı yasalarla yapılan değişiklikle kanun yolu ( istinaf mahkemeleri kurulup faaliyete geçmediğinden temyiz yolu ) açılmış, buna karşın 1086 sayılı H.U.M.K.'nun 101 ve devam eden hükümlerinde öngörülen ihtiyati tedbir kararlarına karşı kanun yolu kapalı olduğu için 1086 sayılı Yasayı yürürlükten kaldıran ve 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı H.M.K.'nu ile ihtiyati tedbir kararları da kanun yoluna ( temyize ) tabi tutularak paralel hale getirilmiştir.

Buna bağlı olarak, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren ve 1086 sayılı HUMK.'nu iptal eden 6100 sayılı HMK.'nın da 1086 sayılı Yasanın 101 ve takip eden maddelerindeki ihtiyati tedbirle ilgili öngörülen düzenlemelerden ayrılarak değişik hükümlere yer verilmiştir. Bunlardan bir tanesi ihtiyati tedbir isteğinin reddine dair verilen veya itiraz üzerine verilen karara karşı kanun yolunun açılmış olması, öncelikle incelenip, kesin olarak karara bağlanmasıdır. ( 6100 sayılı HMK. 391/3 Md. )

Diğer taraftan, 6100 sayılı HMK'nın onuncu kısmının birinci bölümünde düzenlenen ihtiyati tedbir müessesesi 389.madde başlığında "geçici hukuki korumalar" olarak vasıflandırılmış ve aynı maddenin birinci fıkrasında "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından yada tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" şeklinde şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanması ... .... gibi sair hususlar da duraksamaya yer bırakmayacak şekilde takip edilmesi ve yapılması gerekli usul ve prosodür vazedilmiş olup, diğer taraftan, ihtiyati tedbir kararının kabul edilebilmesi bakımından HMK.'nun 390/3. maddesi hükmünde ihtiyati tedbir isteyenin haklılığı konusunda tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaatin yeterli olacağı öngörülmüş olup, Yasanın hükümet gerekçesinde de belirtildiği üzere yaklaşık ispat durumunda "...hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte zayıf bir ihtimalde olsa aksinin mümkün olduğu ihtimalini gözardı edemez ... Bu sebepledir ki haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması..." hükme bağlanmıştır.

Somut olaya gelince, dava elatmanın önlenmesi ve komşuluk hukukuna aykırılıktan kaynaklanan zararın giderilmesine dair tazminat isteğine ilişkin olup dava üzerine tedbir konulan 593 parsel sayılı taşınmazın çap maliki S. Y. ile A. Y. aleyhine açılmıştır. Kendisine husumet tevcih edilen A..'nin çaplı ve taşınmazın mülkiyetiyle ilişkisinin bulunmadığı kayden sabittir. Oysa, kayıt malikinin geçici tedbir niteliğinde mahkemece ittihaz edilen karara karşı bir itirazı bulunmadığı halde kayıtla ve taşınmazın mülkiyetiyle ilişkisi olmayan diğer davalı A. tarafından yapılan itiraz üzerine mahkemece itiraz kabul edilerek 20.1.2012 tarihli kararın tesis edilmiş olmasında isabet yoktur.

Kabul tarzı itibari ile de, muteriyin 9.1.2012 tarihli dilekçesinde tedbirin şeklinin değiştirilmesi istenildiği halde mahkemece istek dışına çıkalarak yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması da isabetsizdir.

SONUÇ : Davacıların, temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile yerel mahkeme kararının ( 6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile ) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 01.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 
free poker