Güncel Yargı Kararları

Sanığın İsnat Edilen Suçları İşlediğine İlişkin Kuşku Sınırlarını Aşan Kesin ve İnandırıcı Kanıtlar Elde Edilemediğinden Kuşku Sanık Lehine Yorumlanır İlkesi Uyarınca Sanığın Beraetine Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Şikayet Ve Başvurma Hakkının Anayasa İle Tanınan Haklardan Olduğuna, Şikayet Ve Başvurma Nedeni İle Zarara Uğrayan Kişi Yararına Tazminata Hükmedilmesi İçin, Bu Hakkın Kötüye Kullanıldığının Tespiti Gerektiğine İlişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Anayasanın 36 ve 74. Maddelerinde Düzenlenen Şikayet Ve İhbar Hakkının, Hakkın Kullanılması Nedeniyle Hukuka Uygunluk Hali Olduğuna İlişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Davacının Maddenin Yürürlüğe Girdiği Tarihte Sözleşmeli Personel Olarak Çalışması Gerektiğine, İstihdam Edilmiş Olsa Bile Çalışmaya Başlamadığından Davacının Kadrolu Memur Statüsüne Geçirilme Talebinin Reddi Gerektiğine İlişkin Danıştay Kararı

Devamını oku...
 

Tarım Bağ Kur Sigortalılığının Tespitinde; Sigortalılık İradesini Ortaya Koyacak Başvuru Prim Ödemesi, Ürün Satışı veya Prim Tevkifatı Bulunup Bulunmadığının ve Diğer Araştırmaların Yapılması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı

Devamını oku...
 
Bütün Kararlar

Fazla Mesai Alacağının Tahsili Davasında Kanun’un 68 Maddesinde Ara Dinlenmesinin Ne Kadar Olabileceğinin Düzenlendiğine, Anılan Maddenin Dikkate Alınmadan Hesaplama Yapılamayacağına İlişkin Yargıtay Kararı

Fazla Mesai Alacağının Tahsili Davasında Kanun’un 68 Maddesinde Ara Dinlenmesinin Ne Kadar Olabileceğinin Düzenlendiğine, Anılan Maddenin Dikkate Alınmadan Hesaplama Yapılamayacağına İlişkin Yargıtay Kararı

T.C.

YARGITAY

9. HUKUK DAİRESİ

E. 2012/7306

K. 2012/6557

T. 1.3.2012

• FAZLA MESAİ ALACAĞININ TAHSİLİ ( 68 Md.de Ara Dinlenmesinin Ne Kadar Olabileceğinin Düzenlendiği - Bu Nedenle Anılan Maddenin Dikkate Alınmadan Hesaplama Yapılmasının Hatalı Olduğu )

• ÇALIŞMA SÜRESİ ( Fazla Mesai Alacağının Tahsili - Davacının 13 Saatlik Çalışmasının İçinde 8 Saatlik Normal Mesaisinin Olduğu/Fazla Sürelerle Çalışma ve Normal Mesaisi Çıkarılarak Davacının Yaptığı Fazla Çalışmanın Belirlenmesi Gerektiği )

• ARA DİNLENME ( Fazla Mesai Alacağının Tahsili - 68 Md.de Ara Dinlenmesinin Ne Kadar Olabileceğinin Düzenlendiği/Anılan Maddenin Dikkate Alınmadan Hesaplama Yapılamayacağı )

ÖZET : Davacı, fazla mesai alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. 4857 sayılı İş Kanununun 68 maddesinde ara dinlenmesinin ne kadar olabileceği düzenlenmiştir. Bu nedenle anılan maddenin dikkate alınmadan hesaplama yapılması hatalıdır. 3. Keza bilirkişi raporunda davacının şehir dışı görev aldığı günde yaptığı günlük 13 saatlik çalışmanın 2 saatlik kısmı fazla süreli çalışma zamanına gittiği için geriye kalan 11 saatlik zamanın davacının o hafta yaptığı fazla çalışma süresini göstereceği kabul edilmiştir. Ancak bu kabulde davacının 13 saatlik çalışmasının içinde 8 saatlik normal mesaisinin olduğu göz ardı edilmiştir. Dolayısıyla fazla sürelerle çalışma ve normal mesaisi çıkarılarak davacının yaptığı fazla çalışmanın belirlemesi gerekir.

DAVA : Davacı, fazla mesai alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. B. Taşkın tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : A ) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı, davalı bankanın hukuk servisinde avukat yardımcısı ( katip ) olarak çalıştığını, görevi icabı davalı bankanın Bursa Bölge Müdürlüğüne bağlı merkez ve ilçeleri ile Çanakkale, Balıkesir, Eskişehir, Yalova il ve ilçelerinde Mahkeme ve icra müdürlükleri nezdinde adli ve idari işlerini takip ettiğini, merkezde görev yaptığı günler 08.30-19.00 saatleri arasında, şehir dışına göreve gittiğinde ise 05.00-06.00/21.00-22.00 saatleri arasında çalıştığını, bazen de gittiği yerde gece kalarak ertesi gün işlemlere devam ettiğini, iş yerinde uygulanan TİS 17 maddede haftalık çalışma süresinin 40 saat olarak belirlendiğini, bunu aşan çalışmaların fazla mesai olduğunu ileri sürerek fazla çalışma ücreti alacağı isteğinde bulunmuştur.

B ) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı, davacının çalıştığı bölümde davalı bankanın ticari dosyalarının bir kısmının icra takibinin yürütüldüğünü, bu bölümde üç avukat ve üç takip memuru çalıştığını, yaklaşık 500 civarındaki icra takip dosyasının çoğunluğunun Bursa'da olduğunu, Bursa dışında Balıkesir ve Çanakkale il ve ilçelerine ait dosyalar da bulunduğunu, işyerinde mesainin 09.00 da başladığını, bir saat ara dinlenme bulunduğunu, saat 18.00 de çalışmanın sona erdiğini, ana kasanın ve binanın saat 19.00 da kapatıldığını, davacının ayda en fazla bir-iki kez şehir dışına çıktığını, şehir dışına gittiğinde yol masraflarının avans hesabına yatırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

C ) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, davacının 09.00-18.00 saatleri arasında haftanın beş günü çalışıp, ayrıca haftada ortalama 3 gün saat 19.00'a kadar mesaiye devam ettiği, yine tanık beyanlarına göre ayda ortalama 2-3 gün bölgeye bağlı il ve ilçelere göreve gittiğinde 06.00-20.00 saatleri arasında çalıştığını, il dışı görevi için işverenin düzenlediği belgelerden davacının hangi tarihlerde il dışına göreve gittiğinin tespit edilebildiğini kabul ederek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

D ) Temyiz:

Kararı davalı temyiz etmiştir.

E ) Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, ara dinlenmenin süresi ve fazla çalışma hesabının doğru yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.

İşçinin günlük iş süresi içinde kesintisiz olarak hiç ara vermeden çalışması beklenemez. Gün içinde işçinin yemek, çay, sigara gibi ihtiyaçlar sebebiyle ya da dinlenmek için belli bir zamana ihtiyacı vardır.

Ara dinlenme 4857 sayılı İş Kanununun 68 inci maddesinde düzenlenmiştir.

Anılan hükümde ara dinlenme süresi, günlük çalışma süresine göre kademeli bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre dört saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda ara dinlenmesi en az onbeş dakika, dört saatten fazla ve yedibuçuk saatten az çalışmalar için en az yarım saat ve günlük yedibuçuk saati aşan çalışmalar bakımından ise en az bir saat ara dinlenmesi verilmelidir.

Uygulamada yedibuçuk saatlik çalışma süresinin çok fazla aşıldığı günlük çalışma sürelerine de rastlanılmaktadır.

İş Kanununun 63 üncü maddesi hükmüne göre, günlük çalışma süresi onbir saati aşamayacağından, 68 inci maddenin belirlediği yedibuçuk saati aşan çalışmalar yönünden en az bir saatlik ara dinlenmesi süresinin, günlük en çok onbir saate kadar olan çalışmalarla ilgili olduğu kabul edilmelidir.

Başka bir anlatımla günde onbir saate kadar olan çalışmalar için ara dinlenmesi en az bir saat, onbir saat ve daha fazla çalışmalarda ise en az birbuçuk saat olarak verilmelidir.

İşçi, ara dinlenme saatinde tamamen serbesttir. Bu süreyi işyeri içinde ya da dışında geçirebilir. İşyerinde geçirmesi ve bu süre içinde çalışmaya devam etmesi durumunda ara dinlenmesi verilmemiş sayılır. Ancak işçi işyerinde kalsa bile, ara dinlenmesi süresini serbestçe kullanabilir, bu süre içinde çalışmaya zorlanamaz.

Ara dinlenmesi için ücret ödenmesi gerekmez.

Ancak, bu süre işçiye dinlenme zamanı olarak tanınmamışsa, işçinin normal ücretinin ödenmesi gerekir. Bu sürenin haftalık 45 saati aşan kısmını oluşturması halinde ise, zamlı ücret ödenmelidir.

Ara dinlenme süreleri kural olarak aralıksız olarak kullandırılır.

Ara dinlenmesinin kullandırılması zorunlu ise de, bunun kullanılacağı zamanı belirlemek işverenin yönetim hakkıyla ilgilidir. İşçilerin tamamı aynı anda ara dinlenme zamanını kullanılabileceği gibi, belli bir plan dahilinde sırayla kullanmaları da mümkündür. Ancak ara dinlenme süresinin, işe, ara dinlenme süresi kadar geç başlama veya aynı süreyle erken bırakma şeklinde kullandırılması doğru olmaz. Ara dinlenme süresinin günlük çalışma içinde belli bir zamanda amaca uygun şekilde kullandırılması gerekir ( Yargıtay 9.HD. 17.11.2008 gün 2007/35281 E, 2008/30985 K. ).

İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliğinin 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, ara dinlenmelerinin iklim, mevsim, yöredeki gelenekler ve işin niteliğine göre yirmidört saat içinde kesintisiz oniki saat dinlenme süresi dikkate alınarak verileceği hükme bağlanmıştır. Değinilen maddenin birinci fıkrasında ise, ara dinlenme süresinin çalışma süresinden sayılmayacağı açıklanmıştır.

Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tanık beyanlarına göre normal mesainin 09.00 -18.00 arası olduğu ancak davacının haftada 3 kez 19.00 a kadar çalıştığı kabul edilerek haftada 43 saat çalışıp TİS e göre 40 saat çalışma şartı dikkate alındığında şehir dışında görev almadığı aylarda haftada 3 , ayda 12 saat fazla sürelerle çalışma yaptığı,

Şehir dışı çalışmalarda ise adliyelerin çalışma düzeni dikkate alındığında 06.00-20.00 arası çalıştığı , bu durumda gidilen işlerde yol ve bekleme sürelerinin de iş saatinden sayılacağı kuralı gereği günde 13 saat çalıştığının kabul edileceğini, şehir dışı görev aldığı aylarda şehir dışında olduğu haftada 5, diğer 3 hafta haftada 3 saat çalışıp aylık 14 saat fazla süreli çalışma yaptığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır.

Bilirkişinin çalışma şartlarını belirleme esasları doğru olmakla birlikte şehir dışına çıktığı günlerde 06.00-20.00 arası mesainin olduğu 1 saat ara dinlenmesi düşülünce 13 saat fiilen çalıştığı kabul edilmiştir. Ancak 4857 sayılı İş Kanununun 68 maddesinde ara dinlenmesinin ne kadar olabileceği düzenlenmiştir. Bu nedenle anılan maddenin dikkate alınmadan hesaplama yapılması hatalıdır.

3. Keza bilirkişi raporunda davacının şehir dışı görev aldığı günde yaptığı günlük 13 saatlik çalışmanın 2 saatlik kısmı fazla süreli çalışma zamanına gittiği için geriye kalan 11 saatlik zamanın davacının o hafta yaptığı fazla çalışma süresini göstereceği kabul edilmiştir. Ancak bu kabulde davacının 13 saatlik çalışmasının içinde 8 saatlik normal mesaisinin olduğu göz ardı edilmiştir. Dolayısıyla fazla sürelerle çalışma ve normal mesaisi çıkarılarak davacının yaptığı fazla çalışmanın belirlemesi gerekirken anılan alacağın yazılı şekilde hesaplanması isabetsiz olup kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 
free poker