Güncel Yargı Kararları

Sanığın İsnat Edilen Suçları İşlediğine İlişkin Kuşku Sınırlarını Aşan Kesin ve İnandırıcı Kanıtlar Elde Edilemediğinden Kuşku Sanık Lehine Yorumlanır İlkesi Uyarınca Sanığın Beraetine Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Şikayet Ve Başvurma Hakkının Anayasa İle Tanınan Haklardan Olduğuna, Şikayet Ve Başvurma Nedeni İle Zarara Uğrayan Kişi Yararına Tazminata Hükmedilmesi İçin, Bu Hakkın Kötüye Kullanıldığının Tespiti Gerektiğine İlişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Anayasanın 36 ve 74. Maddelerinde Düzenlenen Şikayet Ve İhbar Hakkının, Hakkın Kullanılması Nedeniyle Hukuka Uygunluk Hali Olduğuna İlişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Davacının Maddenin Yürürlüğe Girdiği Tarihte Sözleşmeli Personel Olarak Çalışması Gerektiğine, İstihdam Edilmiş Olsa Bile Çalışmaya Başlamadığından Davacının Kadrolu Memur Statüsüne Geçirilme Talebinin Reddi Gerektiğine İlişkin Danıştay Kararı

Devamını oku...
 

Tarım Bağ Kur Sigortalılığının Tespitinde; Sigortalılık İradesini Ortaya Koyacak Başvuru Prim Ödemesi, Ürün Satışı veya Prim Tevkifatı Bulunup Bulunmadığının ve Diğer Araştırmaların Yapılması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı

Devamını oku...
 
Bütün Kararlar

İşçilik Alacağından Kaynaklanan İtirazın İptali Davasında Tanık Beyanları ve Ticaret Odasına Yazılan Yazının Cevabı Gözetildiğinde Davacı İşçinin Ücretinin Asgari Ücretin %10 Fazlası Olarak Kabul Edileceğine İlişkin Yargıtay Kararı

İşçilik Alacağından Kaynaklanan İtirazın İptali Davasında Tanık Beyanları ve Ticaret Odasına Yazılan Yazının Cevabı Gözetildiğinde Davacı İşçinin Ücretinin Asgari Ücretin %10 Fazlası Olarak Kabul Edileceğine İlişkin Yargıtay Kararı

T.C.

YARGITAY

22. HUKUK DAİRESİ

E. 2012/1933

K. 2012/6508

T. 6.4.2012

• İTİRAZIN İPTALİ DAVASI ( İşçilik Alacağı/Tanıkların Davacının Asgari Ücretten Biraz Daha Yüksek Ücret Aldığını Beyan Ettiği - Ticaret Odasına Yazılan Yazının Cevabında Davacının Asgari Ücret Aldığının Belirtildiği/Müzekkerede Davacının Nitelikleri Belirtilmediğinden Cevaplar Arasında Çelişki Olmadığı )

• EMSAL ÜCRET ARAŞTIRMASI ( İşçilik Alacağından Kaynaklanan İtirazın İptali Davası - Tanık Beyanları ve Ticaret Odasına Yazılan Yazının Cevabı Gözetildiğinde Davacı İşçinin Ücretinin Asgari Ücretin %10 fazlası Olarak Kabul Edileceği )

• İŞE BAŞLATMAMA TAZMİNATI ( İşçilik Alacağından Kaynaklanan İtirazın İptali Davası - Tanık Beyanları ve Ticaret Odasına Yazılan Yazının Cevabı Gözetildiğinde Davacı İşçinin Ücretinin Asgari Ücretin %10 fazlası Olarak Kabul Edileceği )

• ASGARİ ÜCRET ( İşçilik Alacağından Kaynaklanan İtirazın İptali Davası/Tanıkların Davacının Asgari Ücretten Biraz Daha Yüksek Ücret Aldığını Beyan Ettiği - Ticaret Odasının Cevabında Davacının Asgari Ücret Aldığının Belirtildiği/Müzekkerede Davacının Nitelikleri Belirtilmediğinden Cevaplar Arasında Çelişki Olmadığı )

ÖZET : Davacı işçilik alacağından kaynaklanan itirazın iptali, icra - inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Somut olayda, davalı tanıkları kendilerinin asgari ücret ile çalıştıklarını, davalıya ait işyerinde müdür yardımcısı olarak çalışan davacının ise kendilerinden biraz daha yüksek ücret aldığını beyan etmişlerdir. Mahkemece, ayrıntılı müzekkere yazılarak, davacının eğitim durumu ( lise ), çalıştığı süre ( 1,5 yıl ) ve unvanı ( mağaza müdür yardımcısı ) belirtilerek, emsal ücret araştırması yapılması istenmesi üzerine, Ticaret Odası'nın verdiği cevabi yazısında, davacının alabileceği ücretin asgari ücretin %10 fazlası olduğu belirtilmiştir. Her ne kadar, Ticaret Odası cevabi yazısında, emsal ücretin asgari ücret olduğunu bildirilmiş ise de, anılan cevap, davacının özelliklerinin bildirilmediği mahkeme müzekkeresi üzerine verilmiş olup, iki cevap arasında çelişki bulunmamaktadır. Bu durumda, asgari ücretin %10 fazlası ücret esas alınarak davacının işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ait en çok dört aya kadar ücret ve diğer hakları hesaplanması gerekir.

DAVA : Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali, icra, inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Z. Ayan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : Davacı işçi, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen dört aylık süre ücretinin tahsili için yaptığı takibe itirazın iptalini istemiştir.

Davalı işveren, işe iade edilmeme tazminatına ilişkin ödemeleri gereken meblağın 2.419,00.-TL olduğunu, 2.917,00.-TL olarak ödeme yaptıklarını, daha önce de posta ile dört aylık çalışılmayan süre ücretinin de ödendiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı yasal süresi içinde davacı temyiz etmiştir.

Hükme esas alınan 12.09.2011 tarihli bilirkişi raporunda, kesinleşen işe iade davası ile geçersiz olduğu tespit edilen fesih tarihindeki ( yani 21.06.2008 tarihindeki ) asgari ücrete göre davacının işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ait en çok dört aya kadar ücret ve diğer hakları hesaplanmıştır. Oysa, işçinin işe iade sonrasında başvurusuna rağmen işe başlatılmaması halinde, işe başlatılmayacağının sözlü ya da eylemli olarak açıklandığı tarihte veya bir aylık başlatma süresinin sonunda iş sözleşmesi işverence feshedilmiş sayılır. İşe başlatmama tazminatının da fesih tarihindeki ücrete göre hesaplanması gerekir. Ayrıca, boşta geçen süreye ait en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklar için ise, feshi izleyen dönem ücretlerine göre hesaplama yapılmalıdır. Geçersiz sayılan fesih tarihinden sonra boşta geçen en çok dört aylık sürede işçinin çalışması devam ediyormuş gibi ücret ve diğer haklar belirlenmelidir. Boşta geçen en çok dört aya kadar süre içinde ücret zammı ya da yeni bir toplu iş sözleşmesi yürürlüğe girdiğinde, her iki dönem için ayrı ayrı hesaplamaya gidilmelidir.

Öte yandan, taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda da uyuşmazlık bulunmaktadır. Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.

Somut olayda, davalı tanıkları kendilerinin asgari ücret ile çalıştıklarını, davalıya ait işyerinde müdür yardımcısı olarak çalışan davacının ise kendilerinden biraz daha yüksek ücret aldığını beyan etmişlerdir. Mahkemece, ayrıntılı müzekkere yazılarak, davacının eğitim durumu ( lise ), çalıştığı süre ( 1,5 yıl ) ve unvanı ( mağaza müdür yardımcısı ) belirtilerek, emsal ücret araştırması yapılması istenmesi üzerine, Ankara Ticaret Odası'nın verdiği 12.08.2011 tarihli cevabi yazısında, davacının alabileceği ücretin asgari ücretin %10 fazlası olduğu belirtilmiştir. Her ne kadar, Ankara Ticaret Odası 02.12.2010 tarihli cevabi yazısında, emsal ücretin asgari ücret olduğunu bildirilmiş ise de, anılan cevap, davacının özelliklerinin bildirilmediği mahkeme müzekkeresi üzerine verilmiş olup, iki cevap arasında çelişki bulunmamaktadır. Bu durumda, asgari ücretin %10 fazlası ücret esas alınarak davacının işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ait en çok dört aya kadar ücret ve diğer hakları hesaplanması gerekirken, asgari ücrete itibar edilerek yapılan hesaplama doğrultusunda hüküm kurulması da hatalıdır.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

 
free poker