Güncel Yargı Kararları

Sanığın İsnat Edilen Suçları İşlediğine İlişkin Kuşku Sınırlarını Aşan Kesin ve İnandırıcı Kanıtlar Elde Edilemediğinden Kuşku Sanık Lehine Yorumlanır İlkesi Uyarınca Sanığın Beraetine Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Şikayet Ve Başvurma Hakkının Anayasa İle Tanınan Haklardan Olduğuna, Şikayet Ve Başvurma Nedeni İle Zarara Uğrayan Kişi Yararına Tazminata Hükmedilmesi İçin, Bu Hakkın Kötüye Kullanıldığının Tespiti Gerektiğine İlişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Anayasanın 36 ve 74. Maddelerinde Düzenlenen Şikayet Ve İhbar Hakkının, Hakkın Kullanılması Nedeniyle Hukuka Uygunluk Hali Olduğuna İlişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Davacının Maddenin Yürürlüğe Girdiği Tarihte Sözleşmeli Personel Olarak Çalışması Gerektiğine, İstihdam Edilmiş Olsa Bile Çalışmaya Başlamadığından Davacının Kadrolu Memur Statüsüne Geçirilme Talebinin Reddi Gerektiğine İlişkin Danıştay Kararı

Devamını oku...
 

Tarım Bağ Kur Sigortalılığının Tespitinde; Sigortalılık İradesini Ortaya Koyacak Başvuru Prim Ödemesi, Ürün Satışı veya Prim Tevkifatı Bulunup Bulunmadığının ve Diğer Araştırmaların Yapılması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı

Devamını oku...
 
Bütün Kararlar

Özel Yetkili Mahkemece Örgütten Beraat Kararı Verilmesinden Sonra Uyuşturucu Ticareti İddiasıyla İlgili Dava Hakkında Bir Sonuca Varılması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı

Özel Yetkili Mahkemece Örgütten Beraat Kararı Verilmesinden Sonra Uyuşturucu Ticareti İddiasıyla İlgili Dava Hakkında Bir Sonuca Varılması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı

T.C.

YARGITAY

5. CEZA DAİRESİ

E. 2012/870

K. 2012/616

T. 20.2.2012

• NİTELİKLİ YAĞMA ( Özel Yetkili Mahkemece Örgütten Beraat Kararı Verilmesinden Sonra Uyuşturucu Ticareti İddiasıyla İlgili Dava Hakkında Bir Sonuca Varılması Gereği - Özel Yetkili Mahkemenin Görevsizlik Kararının Kaldırılacağı )

• TEFECİLİK ( Özel Yetkili Mahkemece Örgütten Beraat Kararı Verilmesinden Sonra Uyuşturucu Ticareti İddiasıyla İlgili Dava Hakkında Bir Sonuca Varılması Gereği )

• ÖZEL YETKİLİ AĞIR CEZA MAHKEMESİNİN GÖREV KAPSAMI ( Nitelikli Yağma ve Tefecilik - Özel Yetkili Mahkemece Örgütten Beraat Kararı Verilmesinden Sonra Uyuşturucu Ticareti İddiasıyla İlgili Dava Hakkında Bir Sonuca Varılması Gereği/Görevsizlik Kararının Kaldırılması Gereği )

• GÖREVSİZLİK KARARI ( Nitelikli Yağma ve Tefecilik - Özel Yetkili Mahkemece Örgütten Beraat Kararı Verilmesinden Sonra Uyuşturucu Ticareti İddiasıyla İlgili Dava Hakkında Bir Sonuca Varılması Gereği/Görevsizlik Kararının Kaldırılacağı )

ÖZET : Nitelikli yağma, bedelsiz senedi takibe koyma ve tefecilik suçlarında; uzun süren yargılamayı yapan, delilleri toplayan, sanıkları dinleyen, dellillerle yüz yüze gelen ve delilleri değerlendiren özel yetkili ceza mahkemesidir. Özel yetkili mahkemenin de örgütten beraat kararı vermesinden sonra uyuşturucu ticareti iddiasıyla ilgili dava hakkında da bir sonuca varması gerekir. Özel yetkili ceza mahkemesinin görevsizlik kararı kaldırılmalıdır.

DAVA : Nitelikli yağma, bedelsiz senedi takibe koyma ve tefecilik suçlarından sanıklar H. K., A. K. ve M. Ç.'nun yapılan yargılanmaları sırasında; İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesi (CMK'nın 250. maddesi ile görevli) ile Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesi arasında oluşan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi ve yargı yerinin belirlenmesi istemiyle gönderilen dosya Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye verilmekle incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR VE SONUÇ: İncelenen dosya içeriğine, sanıkların üzerine atılan suçların niteliğine, iddianamede olayın anlatılış biçimine ve Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin kararındaki gerekçeye göre, yerinde görülmeyen İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK'nın 250. maddesi ile görevli) 09.06.2011 gün ve 2007/223 E. 2011/144 K. Sayılı GÖREVSİZLİK kararının KALDIRILMASINA, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

YEREL MAHKEME İLAMI

Yukarıda açık kimliği yazılı sanıklar hakkında CMK'nın 250.maddesi ile görevli İzmir 8.Ağır Ceza Mahkemesi'ne açılan kamu davası ile ilgili yapılan yargılama sonunda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi üzerine dosya mahkememize gönderilmekle;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

KARAR : CMK. 250. Madde ile Görevli İzmir C.Başsavcılığının 15/11/2007 tarih ve 2007/299 no'lu iddianamesiyle; Denizli ili Çal ilçesi Jandarma görevlilerince sanıklar M. T. liderliğinde haksız çek senet tahsilatı yapmak üzere suç örgütü kurulduğuna dair istihbari bilgilere ulaşılması üzerine projeli çalışma başlatıldığı, bu kapsamda iddianamede ayrıntılı olarak belirtildi üzere sanıkların suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, üye olmak ve örgüte yardım etmek, nitelikli yağma, alacağın tahsili için tehdit, sahte senet tanzimi, senette tahrifat, bedelsiz senedi takibe koymak, nitelikli dolandırıcılık, tefecilik ve 6136 Sayılı Yasaya muhalefet suçlarından iddianamede her bir sanık için ayrı ayrı belirtilen suç ve sevk maddaleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda;

Sanıklar H. K., A. K., M. Ç., F. A. ve İ. K.’ın yukarıda açıklandığı üzere örgüte üye olmadıkları ve yardım kapsamında değerlendirilecek eylemleri saptanmadığından beraatleri yönünde karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Sanıklar H. K., A. K., M. Ç. ve F. A. haklarında örgüte üye olmak yada bilerek ve isteyerek yardım etmek eylemleri nedeniyle haklarında beraat kararı verilmiş olmakla diğer suçlar yönünden mahkeme nezdinde davanın görülüp görülemeyeceği kararda tartışılmış,"...CMK'nın 250 ila 252. maddelerinde, mahkememiz görevi, kendine özgü çalışma usul ve esasları düzenlenmiş olup, hangi dava ve işlere bakacağı sınırlayıcı olarak sayılmış ve savunma hakkını kısıtlayıcı bir kısım hükümler getirilmiştir. CMK 250/1-a maddesinde örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti suçu veya suçtan kaynaklanan mal varlığı değerini aklama suçu mahkememizin görevi içerisinde sayılmıştır. Özel ve dar yetkili mahkememizin örgüt faaliyeti içerisinde işlenen uyuşturucu madde ticaretiyle sınırlı olarak bu suçlara bakmaya yetkili olduğu düşünülmeli ve örgüt kurma suçundan beraat kararı verdikten sonra davadan el çekmeli ve dosyayı genel hükümlere göre yargılama yapacak mahkemeye göndermelidir. Bunu yapmaması halinde, tabi olmadığı usule göre kişiyi yargılayacak, bu yargılama usulünün kısıtlayıcı hükümler içermesi nedeniyle de savunma hakkı zedelenmiş, adil yargılama hakkı ve tabii yargıç ilkesi ortadan kaldırılmış olacaktır. Kaldı ki CMK nun 252/1-g maddesinde bu kanunun 6. Maddesi, 250. Madde kapsamına girer, suçlara bakan Ağır Ceza Mahkemeleri hakkında uygulanmaz. Yani duruşmada suçun hukuki niteliğinin değiştiğinden bahisle görevsizlik kararı verilerek dosya alt dereceli mahkemeye gönderilmez hükmü mahkememiz açısından geçerli değildir. CMK nun 5/1. maddesindeki "iddianamenin kabulünden sonra işin davayı gören mahkemenin görevini açtığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa mahkeme bir kararla dosyayı görevli olup olmadığına, kovuşturma evresinin her aşamasında resen karar verebilir." hükmü karşısında mahkememiz açısından bunun yapılması yasal zorunluluktur. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu da 23.02.2010 tarih 2009/8-111 esas 2010/38 karar sayılı içtihadıyla bu görüş ve düşünceyi vurgulamıştır.Yapılan bu değerlendirme sonucunda sanıklar H. K., A. K., M. Ç. ve F. A.’un bireysel suçlarına ilişkin olarak davaya bakmaya mahkememizin görevli olmadığı ve bu sanıklara ilişkin davaların tefrik edilerek genel görevli mahkemelere gönderilmesi" gerekçesiyle tefrik kararı verilmiş ve dosya mahkememize gönderilmiştir.

Mahkemece verilen görevsizlik kararına katılmak mümkün değildir.

Şöyle ki;

Sanıklar hakkında örgüt faaliyeti çerçevesinde tefecilik yapmak,nitelikli yağma ve bedelsiz senedi kullanmak suçlaması ile iddianame düzenlenmiştir.

Adli yargı ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemelerinin kuruluş, görev ve yetkileri hakkındaki Yasanın 14. maddesine göre, ‘mahkemelerin görevlerinin belirlenmesinde, ağırlatıcı ve hafifletici nedenler gözetilmeksizin, yasada yer alan suçun cezasının üst sınırı göz önünde bulundurulur’ özel mahkemelerin görevleri ise kuruluş yasasında gösterilir.

CMK m.250 ile görevli Ağır Ceza Mahkemelerinin görev alanı CMK'nın 250.maddesinin 1. fıkrasında sınırlı olarak sayılmıştır. Buna göre;

‘(1) Türk Ceza Kanununda yer alan;

a) Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu,

b) Haksız ekonomik çıkar sağlamak amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde cebir ve tehdit uygulanarak işlenen suçlar,

c) İkinci Kitap Dördüncü Kısmın Dört, Beş, Altı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar (305, 318, 319, 323, 324, 325 ve 332 nci maddeler hariç),

Dolayısıyla açılan davalar; Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca yargı çevresi birden çok ili kapsayacak şekilde belirlenecek illerde görevlendirilecek ağır ceza mahkemelerinde görülür’.

CMK'nın 250.maddesinde belirtilen bu suçlarla bağlantılı olarak işlenen suçlar hakkındaki davaların da davalar arasındaki bağlantı nedeniyle CMK'nın 250.maddesi ile görevli özel yetkili ağır ceza mahkemelerine açılması uygulamada bugüne kadar yerleşmiş bir durumdur.

CMK'nın 8.maddesine göre:"(1) Bir kişi, birden fazla suçtan sanık olur veya bir suçta her ne sıfatla olursa olsun birden fazla sanık bulunursa bağlantı var sayılır.

(2) Suçun işlenmesinden sonra suçluyu kayırma, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme fiilleri de bağlantılı suç sayılır.

CMK'nın 9.maddesine göre:"(1) Bağlantılı suçlardan her biri değişik mahkemelerin görevine giriyorsa, bunlar hakkında birleştirilmek suretiyle yüksek görevli mahkemede dava açılabilir"

CMK'nın 11.maddesine göre:" (1) Mahkeme, bakmakta olduğu birden çok dava arasında bağlantı görürse, bu bağlantı 8 inci maddede gösterilen türden olmasa bile, birlikte bakmak ve hükme bağlamak üzere bu davaların birleştirilmesine karar verebilir".

CMK'nın 16.maddesine göre:"(1) Yukarıdaki maddelere göre her biri değişik mahkemelerin yetkisi içinde bulunan bağlantılı ceza davaları, yetkili mahkemelerden herhangi birisinde birleştirilerek görülebilir.

(2) Bağlantılı ceza davalarının değişik mahkemelerde bakılmasına başlanmış olursa, Cumhuriyet savcılarının istemlerine uygun olmak koşuluyla, mahkemeler arasında oluşacak uyuşma üzerine, bu davaların hepsi veya bir kısmı bu mahkemelerin birinde birleştirilebilir.

(3) Uyuşulmazsa, Cumhuriyet savcısı veya sanığın istemi üzerine ortak yüksek görevli mahkeme birleştirmeye gerek olup olmadığına ve gerek varsa hangi mahkemede birleştirileceğine karar verir.

(4) Birleştirilmiş olan davaların ayrılması da bu suretle olur.

Birleştirme ile ilgili bu maddelerden de anlaşılacağı üzere;

Bir kişinin birden fazla suçtan sanık olması veya bir suçta birden fazla sanık bulunması, şeklinde dar bağlantı tanımlanmış, maddenin ikinci fıkrasında ise, suçun işlenmesinden sonra suçluyu kayırma, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme fiillerinin de bağlantılı suç sayılacağı belirtilerek, bu halde de fiiler arasında bağlantının varlığı kabul edilmiştir.

Yasanın 11. maddesinde ise geniş bağlantı tanımlanmıştır. Bu hüküm uyarınca, yapılan yargılamada, mahkemece bakılmakta olan birden fazla dava arasında bağlantının saptanması halinde, bu bağlantı 8. maddede gösterilen türden olmasa dahi, yargılamanın birlikte yapılarak hükme bağlanması için davaların birleştirilmesine karar verilebilecekir. Maddede, ne tür bağlantıların bu kapsamda değerlendirileceği yönünde bir sınırlandırmaya yer verilmemiş, yalnızca mahkemenin bakmakta olduğu birden çok davada bağlantı görmesi yeterli kabul edilmiştir. Bu hükmün amacı, yargılanan uyuşmazlıkların birlikte yargılanmasında ve karara bağlanmasında yarar bulunmasıdır. Bu şekilde tüm kanıtların birlikte değerlendirilerek, daha adil bir kararın verilmesi ve verilecek hükümlerde olası değerlendirme yanılgılarının engellenmesi hedeflenmiştir.

Görüldüğü gibi, ceza yargılamasında genel kural, açılan her dava üzerine ayrı bir yargılamanın yapılmasıdır. Ancak, uyuşmazlıklar arasında bağlantı olduğu zaman, bağlantının özelliği yüzünden bu kuraldan ayrılınabilmektedir. Ana kuraldan ayrılmayı gerektiren ayrıksı hallerden biri olan yargılamaların birleştirilmesi, birleştirmede fayda düşüncesine dayandığından, fayda varsa birleştirilmeli, fayda yoksa birleştirilmemelidir. Yasamız da, bu yolu tutmuş, fayda bulunup bulunmadığının her olayda araştırılmasını kural olarak hakime bırakmış, istisnaen de, yargılamaların birleştirilip birleştirilmeyeceğini kendisi tayin etmiştir.

Yasanın 16. maddesinde ise, bağlantılı suçlarda yetki hususu düzenlenmiş olup, bu hüküm uyarınca, her biri değişik mahkemelerin yetkisi içinde bulunan bağlantılı ceza davaları, yetkili mahkemelerden herhangi birisinde birleştirilerek görülebilecek, değişik mahkemelerde yargılamanın başlaması halinde, Cumhuriyet savcılarının istemlerine uygun olmak koşuluyla, mahkemeler arasında oluşacak uyuşma üzerine, bu davaların hepsi veya bir kısmı bu mahkemelerin birinde birleştirilebilecek, uyuşulmazsa, Cumhuriyet savcısı veya sanığın istemi üzerine ortak yüksek görevli mahkeme birleştirmeye gerek olup olmadığına ve gerek varsa hangi mahkemede birleştirileceğine karar verecek, birleştirilmiş olan davaların ayrılması da aynı şekilde olacak, hâkim veya mahkeme arasında olumlu veya olumsuz yetki uyuşmazlığı çıkması halinde ise aynı Yasanın 17. maddesi uyarınca, ortak yüksek görevli mahkeme, yetkili hâkim veya mahkemeyi belirleyecektir.

Sanıklar örgüt üyesi olmak ve bu örgütün faaliyetleri çerçevesinde yağma,tefecilik ve bedelsiz senedi kullanmakla suçlanmaktadırlar. Görüleceği üzere sanıklara yüklenen eylemler açısından kuvvetli bir bağlantı söz konusudur.Bu bağlantı o kadar güçlüdür ki,yapışık ikizlerin birbirinden ayrılması ne kadar zor ise hatta imkansız ise bu davaları da birbirinden ayırmak mümkün değildir.Yapışık ikizlerin birbirlerinden operasyonla ayrıldıklarında bunun ne tür sıkıntılar yarattığı,hatta ölümle sonuçlandığı somut olaylarla bilinen bir durumdur.Bu benzetmeden hareketle;bu kadar iç içe geçmiş davaların varlığı halinde bu davaları birbirinden ayırmanın ne kadar güç olduğu,bunun yapılması halinde hukuk düzeninde de kalıcı hasarlar bırakacağı açıktır.Nİtekim somut olayda haklarında görevsizlik kararı verilen sanıkların yargılanmalarının sağlanması amacıyla tefrik kararı verilen dosyada bir kısım evrakın fotokopisinin çekildiği,bunlar üzerinden yargılama yapılmasının temini için dosyanın mahkememize gönderildiği anlaşılmaktadır.Halbu ki diğer sanıklar hakkındaki dava ve bu davaya ilişkin dava dosyası ile sanıklar hakkındaki dava arasında kuvvetli bir bağ olduğu o kadar açıktır ki,haklarında tefrik ve sonrasında görevsizlik kararı verilen sanıkların hukuki durumlarının tayin ve tespiti için bile özel yetkili ağır ceza mahkemesinin asıl dosyasına ihtiyaç bulunmaktadır.O dosyanın bir kısım evrakının fotokopisini çekilmesi yeterli değildir.

Örgüt suçlaması ile açılan davadan beraat kararı verilmesinden sonra görevsizlik kararı verilmesi bağlantının diğer ucunda yer alan davanın ise başka bir mahkemede görülmesine karar verilmesi mümkün olmamaldır.Çünkü yargılamayı yapan,sanıkları dinleyen,delilleri toplayan ve değerlendirilen,delillerle yüz yüze gelen mahkeme davanın açıldığı özel yetkili mahkemedir.Bu kadar kovuşturma işlemi yapan mahkemenin delilleri değerlendirdikten sonra sadece örgüt suçuna odaklanması ,örgütün var olup olmadığını değerlendirmesi,var olmadığı sonucuna ulaştıktan sonra sadece onunla ilgili karar vermesi diğer suçlar yönünden ise görevsizlik kararı vermesi yargılamanın süratle ve en az giderle yürütülmesi ilkesine en başta aykırıdır.Çünkü anayasanın 141.maddesinin son fıkrası bu konuda açık düzenleme içermektektedir."Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir".Dolayısıyla yargılamayı en süratle ve an az giderle yürütmek anayasal bir görevdir.Bu görevin,mahkeme kararında belirtilen ve yerinde olmayan gerekçelerle mahkemece yerine getirilmemesi anayasanın 141.maddesine açıkça aykırıdır.

Bilindiği gibi yargılamanın hızla yürütülmemesi ve tamamalanmaması nedeniyle ülkemiz Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde açılan tazminat davaları sonucunda tazminat ile sorumlu tutulmaktadır.Keza ülkemizde yargının ve yargılamanın hızlandırılması için yoğun çabalar harcandığı,Adalet Bakanlığı'nın bu konuda yürüttüğü çalışmalar olduğu gibi,HSYK'nın da yargıda analiz toplantıları yapmak suretiyle yargılamanın ve yargının daha hızlandırılması için neler yapılması gerektiğini hakim ve savcılarla birlikte değerlendirildiği de bilinmektedir.

Somut olayda suç tarihi 2006- 2007 yıllardır.Sanıklar ve aralarında bağlantı olduğu daha önce iddia edilen diğer sanıklar uzun bir süre boyunca özel yetkili ağır ceza mahkemesinde yargılanmışlardır.2007 yılından başlayan yargılama görevsizlik kararının verildiği 28.07.2011tarihine kadar sürmüştür.Bu aşamadan itibaren yargılamaya tekrar başlanması,daha önce 4 yıl boyunca yapılan yargılamanın yok sayılması,bütün usul işlemlerin yeniden yerine getirilmesi (çünkü CMK'nın 7.maddesine göre yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hakim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür),sanıkların yeninden savunmalarının alınması gerekirse diğer usulü işlemlerin yeniden yapılmasının uzun sürecek bir yargılamayı gerektirdiği tartışma götürmeyecek bir gerçektir.

Kanaatimizce özel yetkili mahkemece yapılması gereken şey,yağma, bedelsiz senedin kullanılması ve tefecilik suçları ile ilgili değerlendirmeyi de yapmaktır.Çünkü az önce de belirtildiği üzere uzun süren yargılamayı yapan,delilleri toplayan,sanıkları dinleyen,dellillerle yüz yüze gelen ve delilleri değerlendiren o mahkemedir.(Nitekim bu delilleri değerlendirmek suretiyle sanıkların örgüte üye olmadıkları,diğer mahkum olan sanıklarla bağlantılı olmadıkları bile tespit edilmiştir.)Hal böyle olunca mahkemenin örgüt suçlaması ile birebir bağlantılı olan yağma, bedelsiz senedin kullanılması ve tefecilik ile ilgili suçlamaları da bir çözüme kavuşturması gerekirdi.

Nasıl ki ağır ceza mahkemelerinde adam öldürmeye teşebbüs ile bağlantılı olarak açılan tehdit/hakaret davasında/davalarında mahkeme adam öldürmeye teşebbüsten beraat kararı verip,tehdit suçundan,bu suç ağır ceza mahkemesinin görev alanına girmiyor gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiyor ve tehdit/hakaret suçuna ilişkin davayı da bir sonuca bağlıyorsa,özel yetkili mahkemenin de örgütten beraat kararı vermesinden sonra uyuşturucu ticareti iddiasıyla ilgili dava hakkında da bir sonuca varması gerekirdi.Aksine bir yorumun kabulü halinde,az önceki örnekte olduğu gibi ağır ceza mahkemeleri ağır cezalık bir suçla birlikte yargılaması yapılan ağır ceza mahkemesinin görev alanına girmeyen bir suçla ilgili;asliye ceza mahkemesi de asliye ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçla birlikte sulh ceza mahkemesinin görev alanına giren ve bağlantı nedeniyle kendisine açılan bir suç hakkında görevsizlik kararı verebilecektir.Hukuk düzenin böylesine bir sonucu doğuracak kapılar açmasına izin verilmemelidir. Bu durumda yaşanacak karmaşanın ne denli büyük olacağını kestirmek mümkündür.

Salt özel yetkili ağır ceza mahkemelerinin görev alanına giren suçlar yönünden soruşturma ve kovuşturma usulünün, tutuklama ve gözaltı sürelerinin farklı olduğundan ve bunların sanığın aleyhine olduğundan söz ederek hukukun öngörmediği ve kabul edemeyeceği başka sonuçlara varılmamalıdır.Kaldı ki usul hükümlerinin farklı olması insan hakkı ihlali olarak da değerlendirilemez.

Tüm bu nedenlerle örgüt kurmak suçlaması nedeniyle belirtilen suçlar yönünden yargılama yapma görevi CMK'nın 250.maddesi ile görevli ve yetkili İzmir Ağır Ceza Mahkemesi'ne ait olup,mahkememiz bu davalara bakmakla görevli değildir.

KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-CMK'nun 3, 4 ve 5 maddeleri gereğince MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,

2- Sanıkların iddianamede belirtilen sevk maddelerine göre yargılanmaları için dosyanın görevli ve yetkili İZMİR 8.AĞIR CEZA MAHKEMESİNE (CMK.nun 250.Maddesi ile Görevli) GÖNDERİLMESİNE,

3-Mahkememiz ile İzmir 8.Ağır Ceza Mahkemesi (CMK.nun 250.Maddesi ile Görevli)arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğundan görevli mahkemenin tayin ve tespiti için dosyanın YÜKSEK YARGITAY 5 CEZA DAİRESİ BAŞKANLIĞINA GÖNDERİLMESİNE,

Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile karar verildi. 23.09.2011

 
free poker