Güncel Yargı Kararları

Sanığın İsnat Edilen Suçları İşlediğine İlişkin Kuşku Sınırlarını Aşan Kesin ve İnandırıcı Kanıtlar Elde Edilemediğinden Kuşku Sanık Lehine Yorumlanır İlkesi Uyarınca Sanığın Beraetine Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Şikayet Ve Başvurma Hakkının Anayasa İle Tanınan Haklardan Olduğuna, Şikayet Ve Başvurma Nedeni İle Zarara Uğrayan Kişi Yararına Tazminata Hükmedilmesi İçin, Bu Hakkın Kötüye Kullanıldığının Tespiti Gerektiğine İlişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Anayasanın 36 ve 74. Maddelerinde Düzenlenen Şikayet Ve İhbar Hakkının, Hakkın Kullanılması Nedeniyle Hukuka Uygunluk Hali Olduğuna İlişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Davacının Maddenin Yürürlüğe Girdiği Tarihte Sözleşmeli Personel Olarak Çalışması Gerektiğine, İstihdam Edilmiş Olsa Bile Çalışmaya Başlamadığından Davacının Kadrolu Memur Statüsüne Geçirilme Talebinin Reddi Gerektiğine İlişkin Danıştay Kararı

Devamını oku...
 

Tarım Bağ Kur Sigortalılığının Tespitinde; Sigortalılık İradesini Ortaya Koyacak Başvuru Prim Ödemesi, Ürün Satışı veya Prim Tevkifatı Bulunup Bulunmadığının ve Diğer Araştırmaların Yapılması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı

Devamını oku...
 
Bütün Kararlar

Sigortalılık Olgusunun Varlığının Hiçbir Duraksamaya Yer Vermeyecek Şekilde Açıklığa Kavuşturulduktan Sonra Karar Verilebileceğine, Eksik İnceleme İle Hüküm Tesis Edilemeyeceğine İlişkin Yargıtay Kararı

Sigortalılık Olgusunun Varlığının Hiçbir Duraksamaya Yer Vermeyecek Şekilde Açıklığa Kavuşturulduktan Sonra Karar Verilebileceğine, Eksik İnceleme İle Hüküm Tesis Edilemeyeceğine İlişkin Yargıtay Kararı

T.C.

YARGITAY

10. HUKUK DAİRESİ

E. 2012/227

K. 2012/1407

T. 6.2.2012

• TARIM BAĞ KUR SİGORTALISI OLDUĞUNUN TESPİTİ TALEBİ (2926 Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu Kapsamında - Eksik İnceleme İle Hüküm Verilemeyeceği)

• TARIMSAL FAALİYETİNİN KESİNTİSİZ SÜRÜP SÜRMEDİĞİNİN TESPİTİ (2926 S.K. Kapsamında Tarım Bağ Kur Sigortalının Tespiti Talebi - Tarımsal Amaçlı Kredi Kullanıp Kullanmadığı Prim Ödemesi Bulunup Bulunmadığı Doğrudan Gelir Desteği Alıp Almadığı Gibi Hususların Araştırılacağı)

• SİGORTALILIĞIN TESPİTİ TALEBİ (Tarım Bağ Kur Sigortalı Tespitinde Tarımsal Faaliyetinin Kesintisiz Sürüp Sürmediğinin Belirlenmesi İçin Araştırma Yapılacağı - Sigortalılığın Hiçbir Duraksamaya Yer Vermeyecek Şekilde Açıklığa Kavuşturulacağı)

• TANIK BEYANI (2926 S.K. Kapsamında Tarım Bağ Kur Sigortalılığı Tespiti Talebi/Tarımsal Faaliyetinin Kesintisiz Sürüp Sürmediğinin Tespit Edileceği - Köy Muhtarı ve İhtiyar Heyeti Üyeleri Gibi Tarımsal Faaliyetin Varlığını Yakından Bilebileceklerin Dinleneceği)

ÖZET : Davacı, Tarım Bağ- Kur sigortalısı olduğunun tespitini talep etmiştir. Davacının tarımsal faaliyetinin kesintisiz sürüp sürmediğinin tespiti için çekişmeli dönemde nerede oturduğu, dönem içinde "Tarımsal Amaçlı Kredi" kullanıp kullanmadığı,ürün teslimatından dolayı prim kesintisi yapılıp yapılmadığı veya sigortalılık iradesini ortaya koyacak şekilde prim ödemesinin bulunup bulunmadığı, Çiftçi Kayıt Sistemine dahil edilerek doğrudan gelir desteği alıp almadığı ve bu bağlamda davacının hangi ürünleri ekerek bunları nerelere sattığı, zirai kazançlarından dolayı vergi ödeyip ödemedikleri ve diğer araştırmalar yapılmalıdır. Köy muhtarı ve ihtiyar heyeti üyeleri gibi tarımsal faaliyetin varlığını yakından bilebilecek durumdaki tanıklar dinlenilerek sigortalılık olgusunun varlığı hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulduktan sonra karar verilmelidir. Ayrıca sigortalılığın sona erip ermediği araştırılmalı ve bu bağlamda çekişmeli dönemde SSK sigortalılığı ya da zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı araştırılmalıdır.

DAVA : Davacı, 01.05.1995-01.06.2009 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ- Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:

KARAR : 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ile 743 sayılı eski Medeni Kanunun 152. maddesinde düzenlenen aile reisliği kavramının kaldırılmış, 2926 sayılı Kanunun aile reisliği kavramını içeren 2. maddesinin, 24.07.2003 gün ile 4956 sayılı Kanunun 48. maddesi ile Medeni Kanundaki düzenlemeye parelel olarak değiştirilmiş, 19.07.1994-10.04.2002 tarihleri arasındaki dönemde her yıl ürün teslim edilip prim tevkifatının yapıldığının dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmış olmasına göre mahkemece; başlangıç yönünden taleple bağlı kalınarak 01.05.1995-31.12.2002 tarihleri arasındaki dönemde davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile 6111 sayılı Yasadan yararlanma hakkının saklı tutulmasına karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik yoktur.

Davalı, Kurum vekilinin, ürün teslimatı ve prim kesintisinin bulunmadığı 01.01.2003-01.06.2009 dönemine ilişkin temyizine gelince;

Mahkemece 01.01.2003 ve sonrası dönemde davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığı karine teşkil edecek tarımsal faaliyetinin kesintisiz devam edip etmediği yeterince araştırılmamıştır.

Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 7.maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanunun 2,3,6,9 ve 10. maddeleridir.

2926 sayılı Kanunun 2.maddesinde, Kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3.maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir.

Anılan Kanunun 3.maddesinin (b) bendinde "Tarımsal faaliyette bulunanlar: kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanlar veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar" olarak tanımlanmış, 5.maddesinde, sigortalı olmanın zorunlu olduğu, sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6.maddesinde ise, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce, sigortalılıklarının sona ereceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca aynı Kanunun 9.maddesi Kuruma re'sen tescil yükümlülüğü yüklemiştir.

Anılan Kanunun 10.maddesine göre ise, kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğunun kabulü gerekir.

Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanunda, bildirimsiz kalan sigortalılar için 506 sayılı Kanunun 79 ve 5510 sayılı Kanunun 86.maddesinde öngörülen "hizmet tespiti" davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Anılan düzenlemede, kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kayıt ve tescil, ya da tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı öncesine isabet eden tarımsal faaliyet ve buna dayalı "Tarım Bağ-Kur sigortalalığının tespiti" söz konusu olamayacaktır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.05.2011 gün ve 2011/10-230-319 sayılı kararında da açıkça belirtildiği üzere davacının tarımsal faaliyetinin kesintisiz sürüp sürmediğinin tespiti için mahkemece;

1- Çekişmeli dönemde davacının nerede oturduğu; Nüfus Müdürlüğü, İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı ve Muhtarlık kayıtları esas alınarak belirlenmeli,

2- Dönem içinde Ziraat Bankası, Kooperatif veya Birlikler aracılığıyla "Tarımsal Amaçlı Kredi" kullanıp kullanmadığı araştırılmalı,

3- Dönem içinde ürün teslimatından dolayı prim kesintisi yapılıp yapılmadığı veya sigortalılık iradesini ortaya koyacak şekilde prim ödemesinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı,

4- 25.04.2006 gün 26149 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5488 sayılı Tarım Kanunun 19. maddesi uyarınca Çiftçi Kayıt Sistemine dahil edilerek doğrudan gelir desteği alıp almadığı ve bu bağlamda davacının hangi ürünleri ekerek bunları nerelere sattığı, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun "Zirai kazanç, zirai faaliyet, zirai işletme, çiftçi ve mahsulün tarifi" başlıklı 52, " Zirai kazançta vergileme" başlıklı 53, ve "Vergi Tevkifatı" başlıklı 94 vd. maddeleri ile 213 Vergi Usul Kanununun " Vergi kesenlerin sorumluluğu" başlıklı 11. maddesi kapsamında zirai kazançlarından dolayı vergi ödeyip ödemedikleri araştırılmalıdır. Konu ile ilgili Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.12.2010 gün ve 2010/10-580-647 sayılı kararında da açıkça belirtildiği üzere " Tevkifat yapma ve kurum hesaplarına aktarma yükümü, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 94/11.maddesinde öngörülen çiftçilerden satın alınan zirai mahsuller için yapılan ödemelerden gelir vergisine mahsuben tevkifat yapma yükümüne paralel olarak getirilmiştir. Bakanlar Kurulu Kararı kapsamındaki gerçek ve tüzel kişiler, tarımsal faaliyette bulunan bu kişilerden satın aldıkları ürün bedellerinden tevkifat yapmakla yükümlüdürler." Tevkifat suretiyle vergilendirilen çiftçiler yaptıkları satış ve hizmetleri dolayısıyla müstahsil makbuzu almak ve saklamak zorundadırlar.

5- Tarımsal faaliyeti kapsamında ilaç, gübre ve sulama parası ödeyip ödemediği, varsa bunların fatura ve belgelerinin nelerden ibaret olduğu, Ziraat Odası, Kooperatif veya Birliklere üyeliği varsa bu kuruluşlara düzenli bir şekilde aidat ödeyip ödemediği araştırılmalı, tarımsal faaliyete elverişli tapulu taşınmazının bulunup bulunmadığı, tarımsal faaliyetin taşınmaz kiralanması yoluyla gerçekleştirildiğinin savunulması halinde; taşınmazların, kimden hangi yıllar için kiralandığı, kiracının; kiralama yoluyla faaliyetini yürütmeye elverişli alet ve edavatının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, traktörünün bulunduğunun ileri sürülmesi halinde, traktörün hangi tarihte satın alınıp ilgilisi adına trafiğe tescil edildiğini gösteren fatura ve trafik tescil belgesinin celbedilmeli,

6-Hayvan yetiştiriciliği bulunduğunun ileri sürüldüğü hallerde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.06.2011 gün ve 2011/10-306-365 sayılı kararında da belirtildiği üzere 16.05.1986 tarihinde yürürlüğe giren 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanununun 22.maddesi kapsamında hayvanlarına ilişkin menşe şehadetnamesinin bulunup bulunmadığı tespit edilerek, büyük ve küçükbaş hayvanlarına ilişkin istatistik bilgileri ve bu hayvanlara ilişkin yapılması zorunlu bulunan periyodik aşılara ilişkin bilgiler İlçe Tarım Müdürlüklerinden sorulmalı, köy muhtarı ve ihtiyar heyeti üyeleri gibi tarımsal faaliyetin varlığını yakından bilebilecek durumdaki tanıklar dinlenilerek sigortalılık olgusunun varlığı hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulduktan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

Ayrıca 2926 sayılı Kanunun 6.maddesinde belirtilen şekilde sigortalılığın sona erip ermediği araştırılmalı ve bu bağlamda çekişmeli dönemde 506 sayılı Kanun kapsamında SSK sigortalılığı ya da 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı varsa ve bu sigortalılık süresi makul süreyi aşmışsa, HGK.nun 14.02.2007 gün ve 2007/21-73-71 sayılı kararı göz önünde bulundurularak sigortalılığın sona erdiği olgusu da dikkate alınmalıdır.

Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davalı Kurumun bu yönlerini amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 06.02.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.

 
free poker