Güncel Yargı Kararları

Sanığın İsnat Edilen Suçları İşlediğine İlişkin Kuşku Sınırlarını Aşan Kesin ve İnandırıcı Kanıtlar Elde Edilemediğinden Kuşku Sanık Lehine Yorumlanır İlkesi Uyarınca Sanığın Beraetine Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Şikayet Ve Başvurma Hakkının Anayasa İle Tanınan Haklardan Olduğuna, Şikayet Ve Başvurma Nedeni İle Zarara Uğrayan Kişi Yararına Tazminata Hükmedilmesi İçin, Bu Hakkın Kötüye Kullanıldığının Tespiti Gerektiğine İlişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Anayasanın 36 ve 74. Maddelerinde Düzenlenen Şikayet Ve İhbar Hakkının, Hakkın Kullanılması Nedeniyle Hukuka Uygunluk Hali Olduğuna İlişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Davacının Maddenin Yürürlüğe Girdiği Tarihte Sözleşmeli Personel Olarak Çalışması Gerektiğine, İstihdam Edilmiş Olsa Bile Çalışmaya Başlamadığından Davacının Kadrolu Memur Statüsüne Geçirilme Talebinin Reddi Gerektiğine İlişkin Danıştay Kararı

Devamını oku...
 

Tarım Bağ Kur Sigortalılığının Tespitinde; Sigortalılık İradesini Ortaya Koyacak Başvuru Prim Ödemesi, Ürün Satışı veya Prim Tevkifatı Bulunup Bulunmadığının ve Diğer Araştırmaların Yapılması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı

Devamını oku...
 
Bütün Kararlar

Memurların Ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yetkilerini Kullanırken Meydana Gelen Zararlara İlişkin Tazminat Davalarının İdare Aleyhine Açılabilmesinin, Eylemin Hizmet Kusurundan Kaynaklanmış Olması Koşuluna Bağlı Bulunmasına İlişkin Yargıtay Hukuk Genel Kuru

Memurların Ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yetkilerini Kullanırken Meydana Gelen Zararlara İlişkin Tazminat Davalarının İdare Aleyhine Açılabilmesinin, Eylemin Hizmet Kusurundan Kaynaklanmış Olması Koşuluna Bağlı Bulunmasına İlişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı

 

T.C.

YARGITAY

HUKUK GENEL KURULU

E. 2008/4-156

K. 2008/140

T. 20.2.2008

• HAKSIZ EYLEM NEDENİYLE MANEVİ TAZMİNAT ( Maddi Olguların Davalının Salt Kişisel Kusuruna Dayanıldığını Göstermesi Karşısında Öncelikle Bu İddia Doğrultusunda Delillerin Toplanıp Değerlendirilmesi Gerektiği )

• MANEVİ TAZMİNAT ( Haksız Eylemden Doğan - Maddi Olguların Davalının Salt Kişisel Kusuruna Dayanıldığını Göstermesi Karşısında Öncelikle Bu İddia Doğrultusunda Delillerin Toplanıp Değerlendirilmesi Gerektiği )

• KİŞİSEL KUSURA DAYANAN İDDİA ( Öncelikle Bu İddia Doğrultusunda Delillerin Toplanıp Değerlendirilmesi Gerektiği - Haksız Eylem Nedeniyle Manevi Tazminat )

• MEMURLARIN VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİ ( Yetkilerini Kullanırken Meydana Gelen Zararlara İlişkin Davaların İdare Aleyhine Dava Açılabilmesinin Eylemin Hizmet Kusurundan Kaynaklanmış Olmasına Bağlı Olduğu )

• HİZMET KUSURU ( Memurların ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yetkilerini Kullanırken Meydana Gelen Zararlara İlişkin Davaların İdare Aleyhine Dava Açılabilmesinin Eylemin Hizmet Kusurundan Kaynaklanmış Olmasına Bağlı Olduğu )

  

ÖZET : Dava, haksız eylemden doğan manevi zararın tazminine ilişkindir. Memurların ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken meydana gelen zararlara ilişkin davaların idare aleyhine dava açılabilmesinin, eylemin hizmet kusurundan kaynaklanmış olması koşuluna bağlı bulunmasına; dava dilekçesinde sıralanan maddi olguların davalının salt kişisel kusuruna dayanıldığını göstermesi karşısında öncelikle bu iddia doğrultusunda delillerin toplanıp değerlendirilerek sonuca varılması gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; U. Asliye 2. Hukuk Mahkemesince dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair verilen 14.12.2004 gün ve 2004/138-427 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 29.05.2006 gün ve 2005/7959-6252 sayılı ilamı ile;

( ... 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davacının davalı Kocatepe Üniversitesi Rektörlüğü hakkında yerinde görülmeyen temyiz itirazları reddedilmelidir.

2- Davalılar Şan Öz-Alp ve Adnan Şişman hakkındaki hüküm bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava, haksız eylemden doğan manevi zararın tazminine ilişkindir. Mahkemece, yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmiştir.

Memurların ve diğer kamu görevlilerinin kişisel kusurlarına dayanılarak açılan davalar, Anayasa'nın 129/5 fıkrasının kapsamı içinde düşünülemez. Anılan maddede ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 13. maddesinde, kamu görevlisinin, yasal çerçeve içinde kalmak koşulu ile, yetkisini kullanma durumunda üçüncü kişilere verilen zararlarda öncelikle idare aleyhine dava açılabileceği öngörülmüştür. Somut olayda davacı, davalıların salt kişisel kusuruna dayanmıştır. Dava konusu edilen eylemden dolayı davacının uğradığı zararın davalının kişisel kusuru sonucu gerçekleşip gerçekleşmediğini belirlemek ve varılacak sonuca göre karar vermek gerekirken, anılan davalılar yönünden de görevsizlik kararı verilmiş olması doğru değildir.

Öte yandan adı geçen davalılar gerçek kişi olup gerçek kişiler aleyhine idari yargı yerinde dava açılamaz. Bu yönünde gözetilmemiş olması ayrı bir bozma nedenidir... ),

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR : Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle, Anayasanın 129/5.maddesi gereğince memurların ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken meydana gelen zararlara ilişkin davaların idare aleyhine dava açılabilmesinin, eylemin hizmet kusurundan kaynaklanmış olması koşuluna bağlı bulunmasına; dava dilekçesinde sıralanan maddi olguların davalının salt kişisel kusuruna dayanıldığını göstermesi karşısında öncelikle bu iddia doğrultusunda delillerin toplanıp değerlendirilerek sonuca varılmasının gerekmesine; davalılardan üniversite hakkında kararın kesinleşmiş olmasına; Hukuk Genel Kurulu'nun 15.11.2000 gün ve 2000/4-1650 E. 2000/1690 K; 26.09.2001 gün ve 2001/4-595 E. 2001/643 K.; 29.03.2006 gün ve 2006/4-86 E. 2006/111 K.; 20.09.2006 gün ve 2006/4-526 E. 2006/562 K.; 17.10.2007 gün ve 2007/4-640 E. 2007/725 K.; 31.10.2007 gün ve 2007/4-800 esas, 2007/797 karar sayılı ilamlarında da aynı ilkenin vurgulanmış olmasına göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ : Davacı vekili ile davalılar Adnan Ş... ve Şan Ö... A... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429.maddesi, gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 20.02.2008 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

yarx

 
free poker