Güncel Yargı Kararları

Sanığın İsnat Edilen Suçları İşlediğine İlişkin Kuşku Sınırlarını Aşan Kesin ve İnandırıcı Kanıtlar Elde Edilemediğinden Kuşku Sanık Lehine Yorumlanır İlkesi Uyarınca Sanığın Beraetine Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Şikayet Ve Başvurma Hakkının Anayasa İle Tanınan Haklardan Olduğuna, Şikayet Ve Başvurma Nedeni İle Zarara Uğrayan Kişi Yararına Tazminata Hükmedilmesi İçin, Bu Hakkın Kötüye Kullanıldığının Tespiti Gerektiğine İlişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Anayasanın 36 ve 74. Maddelerinde Düzenlenen Şikayet Ve İhbar Hakkının, Hakkın Kullanılması Nedeniyle Hukuka Uygunluk Hali Olduğuna İlişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Davacının Maddenin Yürürlüğe Girdiği Tarihte Sözleşmeli Personel Olarak Çalışması Gerektiğine, İstihdam Edilmiş Olsa Bile Çalışmaya Başlamadığından Davacının Kadrolu Memur Statüsüne Geçirilme Talebinin Reddi Gerektiğine İlişkin Danıştay Kararı

Devamını oku...
 

Tarım Bağ Kur Sigortalılığının Tespitinde; Sigortalılık İradesini Ortaya Koyacak Başvuru Prim Ödemesi, Ürün Satışı veya Prim Tevkifatı Bulunup Bulunmadığının ve Diğer Araştırmaların Yapılması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı

Devamını oku...
 
Bütün Kararlar

İnfaz Olunmuş Cezalar Yönünden De Şartları Varsa Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Karar Verilebileceğine, Bu Nedenle Sanık Hakkında Verilen Cezanın İnfaz Olunduğundan Söz Edilerek İtirazın Reddine Karar Verilmeyeceğine İlişkin Yargıtay Kararı

İnfaz Olunmuş Cezalar Yönünden De Şartları Varsa Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Karar Verilebileceğine, Bu Nedenle Sanık Hakkında Verilen Cezanın İnfaz Olunduğundan Söz Edilerek İtirazın Reddine Karar Verilmeyeceğine İlişkin Yargıtay Kararı

T.C. YARGITAY

8.Ceza Dairesi

Esas: 2012/8888

Karar: 2012/18886

Karar Tarihi: 31.05.2012

ÖZET: Gerek yasal düzenleme gerek yerleşmiş yargısal kararları, gerekse hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun karma hukuki niteliği nazara alındığında, bu kurumun kesinleşmiş, infaz edilmekte ve hatta hukuki yararı bulunmak koşuluyla infaz edilmiş olan hükümlere de uygulanması zorunludur. Bu itibarla, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği, infaz olunmuş cezalar yönünden de şartları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine sanık hakkında verilen cezanın infaz olunduğundan söz edilerek reddine karar verilmesi bozmayı gerektirir.

Dava ve Karar: Ruhsatsız silah taşımak suçundan sanık İ.'in, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 13/1, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 59/2, 72, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddeleri gereğince 988.650.000 Türk Lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair, Erzurum İkinci Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12.04.2000 tarihli ve 2000/58 esas, 2000/250 sayılı kararının infazını müteakip, sanık müdafiinin 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca uyarlama talebi üzerine, sanığın cezasının infaz edildiğinden talebin reddine dair aynı Mahkemenin 27.10.2010 tarihli ve 2010/245 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Erzurum Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesi'nin 20.12.2010 tarihli ve 2010/934 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;

Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin 5 ve 6. fıkrasında <Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;

a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması,

b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,

c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekir.>

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesinde <Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.>

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98/1. maddesinde <Mahkumiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa, cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülür ya da sonradan yürürlüğe giren kanun, hükümlünün lehinde olursa, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için hükmü veren mahkemeden karar istenir.>

Hükümleri uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği, infaz edilmiş cezalar yönünden de şartları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 20.02.2012 gün ve 10601 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığı'nın 12.03.2012 gün ve KYB-2012/59527 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize tevdii kılınmakla incelendi:

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 gün ve 2008/250 esas, 2009/13 sayılı kararı ile 17.02.2009 gün, 2009/36-35 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, 5237 sayılı Yasa'nın 7. maddesinde tanımlanan lehe yasanın geçmişe yürümesi ilkesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun önceki hükümlere de uygulanması doğaldır. Kaldı ki, yasa koyucu da olası tartışmaları engellemek için 23.01.2008 gün ve 5728 sayılı Yasa'nın geçici 1. maddesinin 2. fıkrasında bu hususu; <Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkumiyet kararları hakkında, lehe kanun hükümleri, hükmü veren mahkemece 13.12.2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98 ila 101. maddeleri dikkate alınmak ve dosya üzerinden incelenmek suretiyle belirlenir. Ancak, hükmün konusunun herhangi bir inceleme, araştırma, delil tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmesi halinde inceleme, duruşma açılmak suretiyle yapılabilir> hükmü ile yasal bir çözüme kavuşturmuştur.

Gerek yasal düzenleme gerek Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun ve Dairemizin yerleşmiş yargısal kararları, gerekse hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun karma hukuki niteliği nazara alındığında, bu kurumun kesinleşmiş, infaz edilmekte ve hatta hukuki yararı bulunmak koşuluyla infaz edilmiş olan hükümlere de uygulanması zorunludur.

Bu itibarla, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği, infaz olunmuş cezalar yönünden de şartları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde sanık hakkında verilen cezanın infaz olunduğundan söz edilerek reddine karar verilmesi,

Sonuç: Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı'nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Erzurum Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesi'nin 20.12.2010 gün, 2010/934 değişik iş sayılı kararının CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 31.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

 
free poker