Güncel Yargı Kararları

Sanığın İsnat Edilen Suçları İşlediğine İlişkin Kuşku Sınırlarını Aşan Kesin ve İnandırıcı Kanıtlar Elde Edilemediğinden Kuşku Sanık Lehine Yorumlanır İlkesi Uyarınca Sanığın Beraetine Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Şikayet Ve Başvurma Hakkının Anayasa İle Tanınan Haklardan Olduğuna, Şikayet Ve Başvurma Nedeni İle Zarara Uğrayan Kişi Yararına Tazminata Hükmedilmesi İçin, Bu Hakkın Kötüye Kullanıldığının Tespiti Gerektiğine İlişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Anayasanın 36 ve 74. Maddelerinde Düzenlenen Şikayet Ve İhbar Hakkının, Hakkın Kullanılması Nedeniyle Hukuka Uygunluk Hali Olduğuna İlişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Davacının Maddenin Yürürlüğe Girdiği Tarihte Sözleşmeli Personel Olarak Çalışması Gerektiğine, İstihdam Edilmiş Olsa Bile Çalışmaya Başlamadığından Davacının Kadrolu Memur Statüsüne Geçirilme Talebinin Reddi Gerektiğine İlişkin Danıştay Kararı

Devamını oku...
 

Tarım Bağ Kur Sigortalılığının Tespitinde; Sigortalılık İradesini Ortaya Koyacak Başvuru Prim Ödemesi, Ürün Satışı veya Prim Tevkifatı Bulunup Bulunmadığının ve Diğer Araştırmaların Yapılması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı

Devamını oku...
 
Bütün Kararlar

Rüşvet Suçunda Anlaşma Olmaksızın Tek Taraflı Teklif Halinde Teşebbüs Hükümlerinin Tartışılmasının Gerektiği Gözetilmeden Hüküm Kurulmasının Hukuka Aykırı Olduğuna İlişkin Yargıtay Kararı

Rüşvet Suçunda Anlaşma Olmaksızın Tek Taraflı Teklif Halinde Teşebbüs Hükümlerinin Tartışılmasının Gerektiği Gözetilmeden Hüküm Kurulmasının Hukuka Aykırı Olduğuna İlişkin Yargıtay Kararı

T.C. YARGITAY

5.Ceza Dairesi

Esas: 2012/527

Karar: 2012/4353

Karar Tarihi: 25.04.2012

ÖZET: Hükümlünün sabit kabul edilen rüşvet teklif etme suçu T.C.K.da bağımsız bir suç olarak düzenlenmesine rağmen kanun maddesine göre; rüşvet suçunun, görevin gereklerine aykırı olarak bir işin yapılması veya yapılmaması için ilgili kişiyle kamu görevlisi arasında anlaşmaya varılması halinde tamamlanmış sayıldığı, anlaşma olmaksızın tek taraflı teklif halinde ise teşebbüs hükümlerinin tartışılmasının gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması hükmün bozulmasını gerektirmiştir.

Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen, 7.11.2006 gün ve 2006/213-229 Sayılı Kararında ayrıntısı açıklandığı üzere; C.M.K.nın 34/2, 231/2 ve 232/6 ncı maddeleri gereğince kararda başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesinin gerektiği, aksi halde aynı Kanunun 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, yasa yoluna başvuru şeklinin, süresinin ve merciin gösterilmediği 23.6.2005 tarihli kararın 24.7.2007'de hükümlüye tebliğ edilmesinden sonra hükümlünün 6.4.2010 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde verildiği kabul edilip buna göre inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Karar: Hükümlü E. D.'in 14.9.2000 tarihinde işlediği rüşvet teklif etme suçu sebebiyle 765 Sayılı T.C.K.nın 213/1, 219/3, 59/2. ve 219/son maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün ağır hapis cezasıyla cezalandırılmasına dair hükmün, Dairemizin 8.3.2004 tarihli onama ilamıyla kesinleştiğinin anlaşılması karşısında,

5252 Sayılı Kanunun 9/1 inci maddesine göre, 1 Haziran 2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak 5237 Sayılı T.C.K.nın lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceği öngörülmüşse de; sonradan yürürlüğe giren kanunla suçun unsurlarında, sair cezalandırılabilme şartlarında, suçun karşılığında öngörülen ceza yaptırımlarında ve bir cezaya mahkûm olmaya bağlı kanuni neticelerindeki değişikliklerin ve bunların uygulama olanaklarının değerlendirilebilmesi, olaya tatbik imkanı bulunan yasaların leh ve aleyhteki bütün hükümleri ayrı ayrı ele alınarak sonuçlar karşılaştırılıp, lehe olan Kanunun belirlenebilmesi, değişen temel cezayla artırım ve indirim oranları belirlenirken takdir hakkının isabetli kullanılabilmesi ve gerektiğinde kesinleşen önceki hükümde değişiklik yapılabilmesi için duruşma açılıp tüm bunların sebep ve gerekçeleri ile her iki yasayla ilgili değerlendirme sonuçlarının denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden dosya üzerinden yazılı şekilde karar verilmesi,

Kabule göre de;

Hükümlünün sabit kabul edilen rüşvet teklif etme suçu 765 Sayılı T.C.K.da bağımsız bir suç olarak düzenlenmesine rağmen 5237 Sayılı T.C.K.nın 252/1-3 üncü maddesine göre; rüşvet suçunun, görevin gereklerine aykırı olarak bir işin yapılması veya yapılmaması için ilgili kişiyle kamu görevlisi arasında anlaşmaya varılması halinde tamamlanmış sayıldığı, anlaşma olmaksızın tek taraflı teklif halinde ise teşebbüs hükümlerinin tartışılmasının gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

8.2.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve 5237 Sayılı T.C.K.nın 7/2. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan 5728 Sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrasıyla değişik C.M.K.nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2 nci fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, belirlenecek sonuç cezaya göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,

Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün, 5320 Sayılı Kanunun 8/1 inci maddesi de gözetilerek C.M.U.K.nın 321. maddesi uyarınca bozulmasına, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 25.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

 
free poker