Güncel Yargı Kararları

Sanığın İsnat Edilen Suçları İşlediğine İlişkin Kuşku Sınırlarını Aşan Kesin ve İnandırıcı Kanıtlar Elde Edilemediğinden Kuşku Sanık Lehine Yorumlanır İlkesi Uyarınca Sanığın Beraetine Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Şikayet Ve Başvurma Hakkının Anayasa İle Tanınan Haklardan Olduğuna, Şikayet Ve Başvurma Nedeni İle Zarara Uğrayan Kişi Yararına Tazminata Hükmedilmesi İçin, Bu Hakkın Kötüye Kullanıldığının Tespiti Gerektiğine İlişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Anayasanın 36 ve 74. Maddelerinde Düzenlenen Şikayet Ve İhbar Hakkının, Hakkın Kullanılması Nedeniyle Hukuka Uygunluk Hali Olduğuna İlişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Davacının Maddenin Yürürlüğe Girdiği Tarihte Sözleşmeli Personel Olarak Çalışması Gerektiğine, İstihdam Edilmiş Olsa Bile Çalışmaya Başlamadığından Davacının Kadrolu Memur Statüsüne Geçirilme Talebinin Reddi Gerektiğine İlişkin Danıştay Kararı

Devamını oku...
 

Tarım Bağ Kur Sigortalılığının Tespitinde; Sigortalılık İradesini Ortaya Koyacak Başvuru Prim Ödemesi, Ürün Satışı veya Prim Tevkifatı Bulunup Bulunmadığının ve Diğer Araştırmaların Yapılması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı

Devamını oku...
 
Bütün Kararlar

Adli Para Cezaları İçin Mükerrirlere Özgü Bir İnfaz Rejimi Öngörülmemesine Rağmen, Sanık Hakkında Bunun Uygulanmasının Ve Cezanın İnfazından Sonra Denetimli Serbestlik Karar Verilmesinin Hukuka Aykırı Olduğuna İlişkin Yargıtay Kararı

Adli Para Cezaları İçin Mükerrirlere Özgü Bir İnfaz Rejimi Öngörülmemesine Rağmen, Sanık Hakkında Bunun Uygulanmasının Ve Cezanın İnfazından Sonra Denetimli Serbestlik Karar Verilmesinin Hukuka Aykırı Olduğuna İlişkin Yargıtay Kararı

T.C. YARGITAY

5.Ceza Dairesi

Esas: 2012/2105

Karar: 2012/1425

Karar Tarihi: 05.03.2012

ÖZET: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’da adli para cezaları için mükerrirlere özgü bir infaz rejimi öngörülmemesine rağmen, adli para cezasına hükmolunan sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi ve ayrıca tekerrüre esas alınan mahkumiyetinin karar yerinde gösterilmemesi isabetsizdir.

Dava ve Karar: Mühür bozma suçundan sanık M. K.'nin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 203/1, 43, 50, 52 nci maddeleri uyarınca 4.500,00 Türk lirası adlî para cezasıyla cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun'un 58 inci maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair, Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/09/2011 tarihli ve 2011/197 Esas, 2011/203 Karar sayılı kararının;

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/6 ncı maddesine göre, tekerrür hâlinde hükmolunan cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ve aynı maddenin 8 inci fıkrasında yer alan mükerrirlerin mahkum olduğu cezanın infazıyla denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasının, kanunda gösterilen şekilde yapılması gerektiği biçimindeki düzenlemeler doğrultusunda, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/1-c maddesinde, tekerrür halinde işlenen suçtan dolayı mahkum olunan süreli hapis cezasının dörtte üçünün infaz kurumunda iyi halli olarak çekilmesi durumunda, şartla salıverilmeden yararlanılabileceği ve ancak aynı maddenin 2 nci fıkrasına göre, tekerrür sebebiyle şartla salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağına dair hükümler içerdiği nazara alındığında, sanığın tekerrüre esas alınan adli sicil kaydının hükümde gösterilmediği gibi, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanabilmesi için hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği cihetle, hakkında para cezasına hükmedilen sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309 uncu maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 19/12/2011 gün ve B.03.0.CİG.0.00.00.04-105-06-8725-2011/16376/64863 sayılı Kanun yararına bozmaya atfen C.Başsavcılığından tebliğnameyle daireye ihbar ve dava evrakıyla birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:

5237 ve 5275 sayılı Kanunlarda adli para cezaları için mükerrirlere özgü bir infaz rejimi öngörülmemesine rağmen, adli para cezasına hükmolunan sanık hakkında TCK'nın 58 inci maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi ve ayrıca tekerrüre esas alınan mahkumiyetinin karar yerinde gösterilmemesi,

Sonuç: Kanuna aykırı ve bu nedenle kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 13/09/2011 tarih ve 2011/197 Esas, 2011/203 sayılı Kararın CMK'nın 309 uncu maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre aynı Yasanın 309/4-d maddesi gereğince hükmün sekizinci bendinde yer alan <sanığın sabıkalı olduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı Yasanın 58 inci maddesi gereğince hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına> dair kısmın çıkartılmasına, hükümdeki diğer hususlarının aynen muhafazasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

 
free poker