Güncel Yargı Kararları

Sanığın İsnat Edilen Suçları İşlediğine İlişkin Kuşku Sınırlarını Aşan Kesin ve İnandırıcı Kanıtlar Elde Edilemediğinden Kuşku Sanık Lehine Yorumlanır İlkesi Uyarınca Sanığın Beraetine Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Şikayet Ve Başvurma Hakkının Anayasa İle Tanınan Haklardan Olduğuna, Şikayet Ve Başvurma Nedeni İle Zarara Uğrayan Kişi Yararına Tazminata Hükmedilmesi İçin, Bu Hakkın Kötüye Kullanıldığının Tespiti Gerektiğine İlişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Anayasanın 36 ve 74. Maddelerinde Düzenlenen Şikayet Ve İhbar Hakkının, Hakkın Kullanılması Nedeniyle Hukuka Uygunluk Hali Olduğuna İlişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Davacının Maddenin Yürürlüğe Girdiği Tarihte Sözleşmeli Personel Olarak Çalışması Gerektiğine, İstihdam Edilmiş Olsa Bile Çalışmaya Başlamadığından Davacının Kadrolu Memur Statüsüne Geçirilme Talebinin Reddi Gerektiğine İlişkin Danıştay Kararı

Devamını oku...
 

Tarım Bağ Kur Sigortalılığının Tespitinde; Sigortalılık İradesini Ortaya Koyacak Başvuru Prim Ödemesi, Ürün Satışı veya Prim Tevkifatı Bulunup Bulunmadığının ve Diğer Araştırmaların Yapılması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı

Devamını oku...
 
Bütün Kararlar

Bayisi Olduğu Dağıtım Şirketi Dışında Bir Yerden Akaryakıt İkmal Ettiğine, İstasyon Dışında Akaryakıt Sattığına, Standartlara Aykırı Akaryakıt İkmal Ettiğine, Verilen İdari Para Cezalarında Mevzuata Aykırılık Saptanmadığına İlişkin Danıştay Kararı

Bayisi Olduğu Dağıtım Şirketi Dışında Bir Yerden Akaryakıt İkmal Ettiğine, İstasyon Dışında Akaryakıt Sattığına, Standartlara Aykırı Akaryakıt İkmal Ettiğine, Verilen İdari Para Cezalarında Mevzuata Aykırılık Saptanmadığına İlişkin Danıştay Kararı

T.C. DANIŞTAY

13.Dairesi

Esas: 2007/5970

Karar: 2009/5492

Karar Tarihi: 20.05.2009

ÖZET: Davacı şirketin bayisi olduğu dağıtım şirketi dışında bir yerden akaryakıt ikmal ettiği, istasyon dışında tankeri ile akaryakıt sattığı ve standartlara aykırı akaryakıt ikmal ettiği anlaşılmakta olup; davacı hakkında yapılan inceleme sonucu saptanan bu hususlar nedeniyle verilen idari para cezalarında mevzuata aykırılık saptanmamıştır.

Davanın Özeti: Davacı şirkete, dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmali, akaryakıt istasyonu dışında akaryakıt ikmali, standartlara aykırı akaryakıt ikmali ve lisansına kayıtlı olmayan tankerle akaryakıt taşımacılığı yaptığından bahisle idari para cezası verilmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun 15.02.2007 tarih ve 1104/43 sayılı kararının; akaryakıtı kendi ihtiyacı için aldığı, tankerden akaryakıt satışının bulunmadığı, bir defaya mahsus olmak üzere ödünç akaryakıt verildiği ileri sürülerek iptali istenilmektedir.

Savunmanın Özeti: 5015 sayılı Kanun'un 14. maddesinin verdiği yetki çerçevesinde yapılan denetimlerde, davacının bayisi olduğu dağıtıcı dışında akaryakıt ikmali, akaryakıt tankeriyle akaryakıt istasyonu dışında seyyar pompa ile akaryakıt ikmali ve standartlara aykırı akaryakıt ikmali yaptığının tespit edildiği, bu tespite dayanılarak verilen idari para cezasında Kanun'a aykırılık bulunmadığı belirtilerek, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi Cengiz MASYAN'ın Düşüncesi: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Gülen AYDINOĞLU'nun Düşüncesi: Dava, davacı şirketin dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmali yaptığı, istasyonda bulunan pompalar haricinde tankerden akaryakıt satışı ve standartlara aykırı akaryakıt ikmali yaptığı gerekçesiyle idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 2./10.maddesinde, bayilik, karşılıklı yükümlülüklerin ekinde fizibilite olan bir sözleşmeye bağlanarak akaryakıt dağıtım şirketleri tarafından gerçek ve tüzel kişilere akaryakıtın kullanıcılara ikmali yetkisi verilmesi işlemi; 24. bendinde, kullanıcı, petrol kullanımı yapan gerçek ve tüzel kişileri; 25. bendinde, kullanım petrolün sadece kişisel ve işletme ihtiyaçları için tüketimi olarak tanımlanmış, Kanunun 8/2-(a) maddesinde, lisanslı bayilerin bayilik lisansı süresince, bayisi olduğu dağıtıcı haricinde, diğer dağıtıcı ve onların bayilerinden akaryakıt ikmali yapamayacakları hükme bağlanmış, bulunmaktadır.

Anılan Kanunun 4/4-(I) maddesinde de; <Piyasa faaliyetlerinde, Kurulun belirleyeceği teknik düzenlemelere uygun akaryakıt sağlamak> lisans sahiplerinin yükümlülükleri arasında sayılmıştır.

Anılan Yasanın <İdari para cezaları> başlıklı 19.maddesinde; lisans alınmaksızın lisansa tabi faaliyetlerin yapılması ve sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi halinde, sorumluları hakkında Yasada öngörülen miktarda idari para cezası uygulanacağı belirtilmiştir.

Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacı şirketin bayisi olduğu dağıtım şirketi dışında bir yerden akaryakıt ikmal ettiği, istasyon dışında tankeri ile akaryakıt sattığı ve standartlara aykırı akaryakıt ikmal ettiği anlaşılmakta olup; davacı hakkında yapılan inceleme sonucu saptanan bu hususlar nedeniyle verilen idari para cezalarında mevzuata aykırılık saptanmamıştır.

Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

Dava; bayilik lisansı sahibi olan davacı şirkete, dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmali yaptığından bahisle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca 142.892, TL, akaryakıt istasyonu dışında akaryakıt ikmali yaptığından bahisle aynı maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 142.892, TL, lisansına işletmediği tankeri ile akaryakıt taşımacılığı yaptığından bahisle 142.892, TL ve standartlara aykırı akaryakıt ikmali yaptığından bahisle aynı maddenin ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 57.156, TL idari para cezası verilmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun 15.02.2007 tarih ve 1104/43 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.

5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 2. maddesinin 10. bendinde, <bayilik>; karşılıklı yükümlülüklerin ekinde fizibilite olan bir sözleşmeye bağlanarak akaryakıt dağıtım şirketleri tarafından gerçek ve tüzel kişilere akaryakıtın kullanıcılara ikmali yetkisi verilmesi işlemi; 25. bendinde, <kullanıcı>; petrol kullanımı yapan gerçek ve tüzel kişiler; 26. bendinde, <kullanım>; petrolün sadece kişisel ve işletme ihtiyaçları için tüketimi olarak tanımlanmıştır.

5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun <Lisansların tabi olacağı usul ve esaslar> başlığını taşıyan 3. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; akaryakıt dağıtımı, taşıması ve bayilik faaliyetlerinin yapılması için lisans alınmasının zorunlu olduğu kurala bağlandıktan sonra, üçüncü fıkrasında; lisansların verilmesi, güncelleştirilmesi, geçici olarak durdurulması veya iptaline ilişkin işlemlerin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunca yapılacağı, onuncu fıkrasının (ı) bendinde; lisans kapsamında olsun veya olmasın piyasa ile ilgili faaliyetlerin yönlendirilmesi, gözetimi, denetimi ve benzeri konulara ait usul ve esasların Kurumca çıkarılacak yönetmeliklerle düzenleneceği belirtilmiş; 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde, bayilerin, bayisi olduğu dağıtıcı haricinde diğer dağıtıcı ve onların bayilerinden akaryakıt ikmali yapılmaması ile yükümlü oldukları, hükme bağlanmış; 9. maddesinin 7. fıkrasında, <Fabrika, şantiye, nakliye filosu işletmeleri ve benzeri kendi ihtiyaçları için depolama imkanı ve kendi araçlarına akaryakıt ikmal kapasitesi olan yerler hariç, araçlara yapılacak akaryakıt ikmali bayilik lisansı ve yeterli donanımı olan akaryakıt istasyonları dışında yapılamaz.> hükmü yer almış; 4. maddesinin (ı) bendinde ise, lisans sahiplerinin, piyasa faaliyetlerinde, Kurulun belirleyeceği teknik düzenlemelere uygun akaryakıt sağlamak ile yükümlü oldukları belirtilmiştir.

5015 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 38. maddesinin (d) bendinde, bayilik lisansı sahiplerinin bayisi oldukları dağıtıcı haricinde akaryakıt temini yapamayacakları hükmüne yer verilmiştir.

Öte yandan, 5015 sayılı Kanun'un 14. maddesinin dördüncü fıkrasında, Kurumun piyasa faaliyetlerini kendi personeli veya kamu kurum ve kuruluşları ile özel denetim kuruluşlarından hizmet alımı yoluyla denetime tabi tutacağı belirtilmiş, olay tarihinde yürürlükte bulunan 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (3) numaralı alt bendinde, <9 uncu maddede yer alan kısıtlamalara uyulmaması> hali, (a) bendinin(4) numaralı alt bendinde, <5, 6, 7, 8, 16, 17 ve 18 inci maddelerin ihlali> hali ağır kusur sayılarak, sorumluları hakkında beşyüz milyar Türk Lirası idari para cezası uygulanacağı; ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendinde, <4 üncü madde hükümlerinin ihlali> hali birinci derece kusur sayılarak, sorumluları hakkında ikiyüz milyar Türk Lirası idari para cezası uygulanacağı; dördüncü fıkrasında, bayiler için yukarıda yer alan cezaların beşte birinin uygulanacağı; son fıkrasında ise; idari para cezalarının miktarlarının her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

Dava dosyasının incelenmesinden; 5015 sayılı Kanun'un 14. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak davacı şirket nezdinde düzenlenen tutanak ve davacı şirkete ait akaryakıt tankerinden alınan akaryakıt numunelerinin analiz raporları ile, davacı şirketin, dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmali, akaryakıt istasyonu dışında akaryakıt ikmali ve standartlara aykırı akaryakıt ikmali yaptığının tespit edildiği anlaşıldığından, bu eylemi nedeniyle davacıya idari para cezası uygulanmasına ilişkin olarak verilen Kurul kararının bu kısımlarında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

Bununla birlikte, davacıya ceza verilmesine dayanak alınan 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin, 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 5728 sayılı Kanun'un 522. maddesiyle değişmesi karşısında, yapılan bu değişikliğin dava konusu işlemin hukukiliğini etkileyip etkilemediğinin irdelenmesi gerekmektedir.

Davacı şirkete, dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmali, akaryakıt istasyonu dışında akaryakıt ikmali ve standartlara aykırı akaryakıt ikmali eylemleri nedeniyle idari para cezası verilmesi işleminin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (3) numaralı alt bendinde, <9 uncu maddede yer alan kısıtlamalara uyulmaması> hali, (a) bendinin (4) numaralı alt bendinde, <5, 6, 7, 8, 16, 17 ve 18 inci maddelerin ihlali> hali ağır kusur sayılarak, sorumluları hakkında beşyüz milyar Türk Lirası idari para cezası uygulanacağı; ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendinde, <4 üncü madde hükümlerinin ihlali> hali birinci derece kusur sayılarak, sorumluları hakkında ikiyüz milyar Türk Lirası idari para cezası uygulanacağı; dördüncü fıkrasında, bayiler için yukarıda yer alan cezaların beşte birinin uygulanacağı; dördüncü fıkrasında ise, bayiler için bu cezaların beşte birinin uygulanacağı belirtilmiştir. Maddede, ayrıca tahsil, zamanaşımı, artırma konularında düzenlemeler yapılmıştır.

5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinde yer alan artırım hükmüne dayanılarak, maddenin (a) bendindeki ceza miktarı 2004 yılı için 642.500, TL, 2005 yılı için 714.460, TL, 2006 yılı için 784.477, TL, 2007 yılı için 845.666, TL ve 2008 yılı için 906.553, TL olarak, maddenin (b) bendindeki ceza miktarı ise 2004 yılı için 257.000, TL, 2005 yılı için 285.784, TL, 2006 yılı için 313.790, TL, 2007 yılı için 338.265, TL ve 2008 yılı için 362.620, TL olarak belirlenmiştir.

5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde, 5728 sayılı Kanun'un 522. maddesiyle yapılan değişiklikle, 9 uncu maddede yer alan kısıtlamalara uyulmaması ve 5, 6, 7, 8, 16, 17 ve 18 inci maddelerin ihlali halinde sorumlulara altıyüzbin Türk Lirası idari para cezası uygulanacağı; (b) bendinde, 4 üncü madde hükümlerinin ihlali halinde sorumlulara ikiyüzellibin Türk Lirası idari para cezası uygulanacağı kuralına yer verilmiş; tahsil, zamanaşımı, artırma konularındaki düzenlemelere ise madde metninde yer verilmemiştir.

5728 sayılı Kanun'da 08.02.2008 tarihinden önce Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nca verilen idari para cezalarının tahsili yönünden değişiklikten önceki hükümlerin geçerli olacağı yönünde bir düzenlemeye yer verilmediği gibi, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun Kabahatler Kanunu hükümlerine tabi olmadığı yolundaki hükmü de yürürlükten kaldırılmıştır. Nitekim, 5728 sayılı Kanun'un gerek genel, gerekse madde gerekçesinde, idari yaptırım kararlarının tebliği, kesinleşmesi, takip ve tahsili ile zamanaşımı konularının Kabahatler Kanunu'nun genel hükümler kısmında ayrıntılı olarak düzenlenmesi nedeniyle buna ilişkin düzenlemelere madde metninde yer verilmediği belirtilmiştir. Bu itibarla, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca verilen idari para cezalarının takip ve tahsilinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun uygulanması gerektiği kuşkusuzdur.

31.03.2005 tarih ve 25772 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5326 sayılı Kabahatler Kanunu ile toplum düzenini, genel ahlakı, genel sağlığı, çevreyi ve ekonomik düzeni korumak amacıyla, bir kısım ilke ve esaslar belirlenerek çeşitli kabahatler tanımlanmıştır. Kanunun 2. maddesinde, kabahat deyiminin; Kanunun, karşılığında idari yaptırım uygulamasını öngördüğü haksızlık olarak anlaşıldığı belirtilmiş; 3. maddesinde, bu Kanun hükümlerinin bütün idari para cezalan hakkında uygulanacağı kuralı getirilmiş; 5. maddesinde, 26.09.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler hakkında da uygulanacağı öngörülmüş; 17. maddesinin 7. fıkrasında da, <İdari para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 04.01.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında arttırılarak uygulanır.> hükmüne yer verilmiştir.

5326 sayılı Kanun'un 5. maddesinin yollama yaptığı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun <zaman bakımından uygulama> başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasında ise; suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı kurala bağlanmıştır.

Anılan düzenlemelerden, idari para cezalarının verilmesinde esas alınan kuralın yürürlükten kaldırılması veya lehe düzenleme yapılması yoluyla ortaya çıkan yeni hukuki durumun dikkate alınması gerektiği sonucuna ulaşıldığından, ihlalin gerçekleştiği tarih esas alınarak idari para cezası uygulanması gerekmekte ise de, işlem tarihindeki veya cezanın tahsil tarihindeki ceza miktarındaki lehe düzenlemelerin de göz önünde bulundurulması gerekmektedir.

Uyuşmazlık konusu olayda, davacının 5015 sayılı Kanun'a aykırı faaliyette bulunduğu tarihteki ceza miktarları (a) ve (b) bentlerinde sırasıyla 714.460, TL ve 313.790, TL, 2008 yılındaki ceza miktarlarının 906.553, TL ve 362.620, TL olmasına karşın, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun ile yapılan düzenleme sonucu ceza 600.000, TL ve 250.000, TL'ye indirilmiş, 2009 yılı için ise 672.000, TL ve 280.000, TL olarak belirlenmiştir. Görüldüğü üzere, yeniden değerleme oranında artırım uygulanması nedeniyle para cezası yıllar itibariyle farklı olarak tespit edilmektedir.

Bu durumda; idarece verilen para cezasının tahsil edileceği tarihte ceza miktarında lehe bir değişiklik söz konusu ise, bu miktar esas alınarak tahsilat yapılacağından, ihlalin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata uygun olarak tesis edilen işlemde bu yönüyle de hukuka aykırılık görülmemiştir.

Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 19.02.2009 tarih ve E: 2008/3398, K:2009/60 sayılı kararı da aynı yöndedir.

Dava konusu Kurul kararının, davacı şirketin, lisansına kayıtlı olmamasına rağmen adına kayıtlı tankerle akaryakıt taşımacılığı yaptığından bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca idari para cezası verilmesine ilişkin kısmına gelince;

5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 9. maddesinin 8. fıkrasında, bayilerin lisansına işlenmek ve taşıma lisansı sahiplerinin taşıma araçlarında istenen kriterleri sağlamak koşuluyla kendi araçları ile taşıma yapabilecekleri kurala bağlanmıştır.

Öte yandan, anılan Kanun'un 2. maddesinin (39) numaralı bendinde <ham petrolün rafineriye ulaştırılmak üzere toplandığı teslim noktasından sonra, diğer ürünlerin ise taşıma araçları ile yapılan tüm nakil faaliyetleri bütününü> şeklinde tanımı yapılan <taşıma>, 26.07.2008 tarih ve 26948 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan 5784 sayılı Kanunun 27. maddesi ile <ham petrol ve akaryakıtların, kabotaj kapsamında denizyolu ve demiryolu taşıma araçlarıyla yapılan nakil faaliyetleri> olarak değiştirilmiş; ayrıca anılan Petrol Piyasası Kanunu'nun 9. maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan: <Bayiler lisanslarına işlenmek ve taşıma lisansı sahiplerinin taşıma araçlarında istenen kriterleri sağlamak koşuluyla kendi araçları ile taşıma yapabilirler> hükmü ise yürürlükten kaldırılmıştır. Dolayısıyla, karayolu taşıma araçlarıyla yapılan nakil faaliyetleri lisansa tabi taşıma faaliyeti kapsamından çıkarılmıştır.

5784 sayılı Kanunla yapılan düzenleme ile karayoluyla akaryakıt taşıma faaliyetinde lisans alma veya bayilik lisansına işlenmesi zorunluluğunun ortadan kaldırılmış olması karşısında, bu şekilde yapılan akaryakıt taşımacılığından dolayı idari para cezası uygulanması mümkün değildir.

Bu durumda, dava konusu idari para cezasının verilmesinden sonra yapılan yasal düzenleme ile lisansına işletmeksizin karayolu üzerinden tankerle akaryakıt taşınması eylemi 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu uyarınca verilen idari para cezasının konusu olmaktan çıkartıldığından, bu eylem nedeni ile davacıya idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının bu kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 05.03.2009 tarih ve E:2009/299, K:2009/364 sayılı kararı da bu yöndedir.

Açıklanan nedenlerle; Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun 15.02.2007 tarih ve 1104/43 sayılı kararının, dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmali, akaryakıt istasyonu dışında akaryakıt ikmali ve standartlara aykırı akaryakıt ikmali nedeniyle idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı için davanın reddine, davacının lisansına kayıtlı olmamasına rağmen adına kayıtlı tankerle akaryakıt taşımacılığı yaptığından bahisle idari para cezası verilmesine ilişkin kısmının iptaline, aşağıda dökümü yapılan toplam 93,40. TL yargılama giderinin 46,70. TL kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 575,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, yargılama giderlerinin 46,70. TL kısmının davalı idareden alınarak davacıya, 575,00. TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacı vekiline verilmesine, artan posta giderinin istemi halinde davacıya iadesine, 20.05.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

 
free poker