Güncel Yargı Kararları

Sanığın İsnat Edilen Suçları İşlediğine İlişkin Kuşku Sınırlarını Aşan Kesin ve İnandırıcı Kanıtlar Elde Edilemediğinden Kuşku Sanık Lehine Yorumlanır İlkesi Uyarınca Sanığın Beraetine Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Şikayet Ve Başvurma Hakkının Anayasa İle Tanınan Haklardan Olduğuna, Şikayet Ve Başvurma Nedeni İle Zarara Uğrayan Kişi Yararına Tazminata Hükmedilmesi İçin, Bu Hakkın Kötüye Kullanıldığının Tespiti Gerektiğine İlişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Anayasanın 36 ve 74. Maddelerinde Düzenlenen Şikayet Ve İhbar Hakkının, Hakkın Kullanılması Nedeniyle Hukuka Uygunluk Hali Olduğuna İlişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Davacının Maddenin Yürürlüğe Girdiği Tarihte Sözleşmeli Personel Olarak Çalışması Gerektiğine, İstihdam Edilmiş Olsa Bile Çalışmaya Başlamadığından Davacının Kadrolu Memur Statüsüne Geçirilme Talebinin Reddi Gerektiğine İlişkin Danıştay Kararı

Devamını oku...
 

Tarım Bağ Kur Sigortalılığının Tespitinde; Sigortalılık İradesini Ortaya Koyacak Başvuru Prim Ödemesi, Ürün Satışı veya Prim Tevkifatı Bulunup Bulunmadığının ve Diğer Araştırmaların Yapılması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı

Devamını oku...
 
Bütün Kararlar

Komplikasyona Zamanında Müdahale Edilemediği, Ameliyat Sonrasında Tedavi Ve Bakımın Aksadığı, Gerekli Tedavinin Yapılmadığı, Bu Durumda Hizmet Kusurunun Açık Olduğu, Doğan Zararın İdarece Tazmini Gerektiğine İlişkin Danıştay Kararı

Komplikasyona Zamanında Müdahale Edilemediği, Ameliyat Sonrasında Tedavi Ve Bakımın Aksadığı, Gerekli Tedavinin Yapılmadığı, Bu Durumda Hizmet Kusurunun Açık Olduğu, Doğan Zararın İdarece Tazmini Gerektiğine İlişkin Danıştay Kararı

T.C. DANIŞTAY

10.Dairesi

Esas: 1992/184

Karar: 1992/4321

Karar Tarihi: 09.12.1992

ÖZET: Dava davacının Devlet Hastanesinde yapılan ameliyat sonrasında hatalı bakım ve tedavi sonucunda sol ayağının diz altından kesilmesi nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılmıştır. Olayda alçıya ait komplikasyon geliştiği, fakat nöbetçi doktor, ameliyatı yapan doktor ve hastane arasında irtibat kurulamadığı için komplikasyona zamanında müdahale edilemediği, ameliyat sonrasında tedavi ve bakımın aksadığı, gerekli tedavinin yapılmadığı hususlarının belirlendiği, bu durumda hizmet kusuru açık bulunan idarece, doğan zararın tazmini gerektiği gerekçesiyle takdiren ... lira maddi ve ... manevi tazminat isteminin kabulü, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

Davacının Devlet Hastanesinde yapılan ameliyat sonrasında hatalı bakım ve tedavi sonucunda sol ayağının diz altından kesilmesi nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açtığı dava sonucunda; Ankara 6. İdare Mahkemesince, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda, davacının Mersin Devlet Hastanesinde yapılan sol diz dış yan bağ ameliyatı sonrasında bacağının alçıya alındığı, ameliyatın ertesi günü hastanın ayağının şiş ve mor olduğunu, ızdırap çektiğini görmesi üzerine hemşirenin tedbir olarak alçıyı açtığı ve hafta sonu olması nedeniyle nöbetçi doktora durumu bildirdiği, doktorun ise ameliyatı yapan doktora haber verilmesini söylediği, sonuçta doktorun pazartesi gününe kadar gelmediği, bu arada hastaya yalnızca hemşire tarafından normal tedavi yapılmaya devam edildiği, hasta iki gün sonra doktor tarafından görülünce müdahale edildiği, ancak, başarı elde edilememesi üzerine sevkedildiği Hacettepe Hastanesinde bacağının kesildiği, olayda alçıya ait komplikasyon geliştiği, fakat nöbetçi doktor, ameliyatı yapan doktor ve hastane arasında irtibat kurulamadığı için komplikasyona zamanında müdahale edilemediği, ameliyat sonrasında tedavi ve bakımın aksadığı, gerekli tedavinin yapılmadığı hususlarının belirlendiği, bu durumda hizmet kusuru açık bulunan idarece, doğan zararın tazmini gerektiği gerekçesiyle takdiren 10.000.000 lira maddi ve 15.000.000 manevi tazminat isteminin kabulü, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddi yolunda verilen 10.10.1991 günlü ve 1991/1579 sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

İdare ve Vergi Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 3622 sayılı Kanun ile değişik 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Bozulması istenen karar, usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen temyiz sebepleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz isteminin reddi ile bozulması istenen kararın onanmasına karar verildi.

 
free poker