Güncel Yargı Kararları

Sanığın İsnat Edilen Suçları İşlediğine İlişkin Kuşku Sınırlarını Aşan Kesin ve İnandırıcı Kanıtlar Elde Edilemediğinden Kuşku Sanık Lehine Yorumlanır İlkesi Uyarınca Sanığın Beraetine Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Şikayet Ve Başvurma Hakkının Anayasa İle Tanınan Haklardan Olduğuna, Şikayet Ve Başvurma Nedeni İle Zarara Uğrayan Kişi Yararına Tazminata Hükmedilmesi İçin, Bu Hakkın Kötüye Kullanıldığının Tespiti Gerektiğine İlişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Anayasanın 36 ve 74. Maddelerinde Düzenlenen Şikayet Ve İhbar Hakkının, Hakkın Kullanılması Nedeniyle Hukuka Uygunluk Hali Olduğuna İlişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı

Devamını oku...
 

Davacının Maddenin Yürürlüğe Girdiği Tarihte Sözleşmeli Personel Olarak Çalışması Gerektiğine, İstihdam Edilmiş Olsa Bile Çalışmaya Başlamadığından Davacının Kadrolu Memur Statüsüne Geçirilme Talebinin Reddi Gerektiğine İlişkin Danıştay Kararı

Devamını oku...
 

Tarım Bağ Kur Sigortalılığının Tespitinde; Sigortalılık İradesini Ortaya Koyacak Başvuru Prim Ödemesi, Ürün Satışı veya Prim Tevkifatı Bulunup Bulunmadığının ve Diğer Araştırmaların Yapılması Gerektiğine İlişkin Yargıtay Kararı

Devamını oku...
 
Bütün Kararlar

Uyarlama Yargılaması Sırasında Hükümlünün Sadece Hükmün Kesinleşmesinden Önceki Yargılama Giderlerinden Sorumlu Bulunduğuna İlişkin Yargıtay Kararı

Uyarlama Yargılaması Sırasında Hükümlünün Sadece Hükmün Kesinleşmesinden Önceki Yargılama Giderlerinden Sorumlu Bulunduğuna İlişkin Yargıtay Kararı

T.C. YARGITAY

5.Ceza Dairesi

Esas: 2012/2894

Karar: 2012/4446

Karar Tarihi: 26.04.2012

ÖZET: Uyarlama yargılaması sırasında hükümlünün sadece hükmün kesinleşmesinden önceki yargılama giderlerinden sorumlu bulunduğu ve uyarlama yargılaması sırasında yapılan yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayıp hazine üzerinde bırakılması gerektiği ve bu hususun hüküm fıkrasında gösterilmesinin zorunlu olduğunun nazara alınmaması bozmayı gerektirir.

Dava ve Karar: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

CMK'nın 2/e, 158/1 ve 160. maddelerine ve Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 17/06/2006 gün 2006/5-165-213 sayılı Kararına göre soruşturmanın, <kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi> ifade ettiği ve soruşturmanın Cumhuriyet Başsavcılığı veya kolluk makamlarınca suçun işlendiğinin öğrenilmesiyle başlayacağı ve soruşturmanın da 09/05/2001 tarihinde katılan kurumun Cumhuriyet Başsavcılığına müracaatı üzerine başladığı, hükümlünün Cumhuriyet Başsavcılığında alınan aynı günlü ifadesinde <meydana gelen zimmet miktarı sanırım iki milyar civarında idi, bunu da biraz önce maliye veznesine yatırttım makbuzu yakınlarımca getirtilecek yaptığım işten çok pişmanım> şeklinde beyanda bulunduğu, 2.000 TL'nin aynı gün, 56,07 TL'nin de 11/05/2001 tarihinde ödendiğinin anlaşılması karşısında, soruşturmaya kayıt tarihi ile ilk ödemenin aynı günlü olmasına, ödenen miktarların toplamına nazaran hükümlünün ödeme iradesinin soruşturma başlamadan önceye yönelik olup olmadığının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,

Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiği kabul edilmesine rağmen hükümlü hakkında aynı Yasanın 53/5 inci maddesinin uygulanmaması,

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 07/02/2006 gün ve 2006/10-11-12 sayılı Kararında açıklandığı üzere; uyarlama yargılaması sırasında hükümlünün sadece hükmün kesinleşmesinden önceki yargılama giderlerinden sorumlu bulunduğu ve uyarlama yargılaması sırasında yapılan yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayıp hazine üzerinde bırakılması gerektiği ve bu hususun hüküm fıkrasında gösterilmesinin zorunlu olduğunun nazara alınmaması,

Sonuç: Kanuna aykırı, hükümlü müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 s. Kanunun 8/1 inci maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

 
free poker